24° Parçalı az bulutlu

BÜTÜN GÜCÜMÜZLE MÜCADELE EDELİM

Güncel - 17 Kasım 2020 11:44 A A

Sevgili okuyucularım,

Bu gün sizlere ilimizi ve yakın çevresinde çok geniş alanları tehdit eden bir tehlikeden bahsetmek istiyorum.

 

Amerikan beyaz kelebeği.

 

Öncelikle bu konuda sizlere bazı bilgiler aktarmak istiyorum. Ardından her zaman olduğu gibi yetkililere bazı sorularım ve önerilerim olacak.

 

Amerikan beyaz kelebeği zararlı bir süne. 628 farklı bitki türünde zararlı olduğu biliniyor.

Özellikle dut, fındık, armut, elma, erik, kiraz bitkilerinde çok etkili.

Onu iki yaşamı olan canlı olarak tanıyoruz. Önce kelebek olarak yaşıyor, ardından tırtıl. (Siz bunun tersini de düşünebilirsiniz.)

Bütün kış aylarını pupa dönemi, deyim yerindeyse zırhlı bir yapı içerisinde geçiriyor.

Ardından, kelebek oluyor.( ilk yaşamı mayıs ayının ilk veya üçüncü haftasında görülüyor.)

Sonra yaprakların altına veya başka alanlara yumurta bırakıyor.(bu haziran ayının başlarında oluyor.)

Ardından genç larva dönemi başlıyor. ( haziranın ikinci yarısı oluyor. Bu dönemde ördükleri ağların içerisinde topluca yaşıyorlar.)

Sonra tırtıl dönemi başlıyor. Bu dönemde onları her yerde görüyoruz, asıl zararı da bu dönemde veriyorlar adeta önlerine ne çıkarsa yiyorlar.

Bizim gördüğümüz önce ortaya çıkan çirkin bir görüntü, dallar bir çeşit tül benzeri keselerle kaplanıyor, ardından yemyeşil ağaçlar bir anda yapraksız kalıveriyorlar.

Bunun dışında amerikan kelebeği ile ilgili bildiğimiz, % 70-80 nem ve 22-25 derece sıcaklıkta daha iyi geliştikleri.

Ayrıca ilimiz özelinde bildigimiz bir bilgi daha var. Yukarıda sayılan iklim ve sıcaklık şartları çok fazla oluştuğu için bir yılda iki kez döl veriyor.

 

Bunları biliyoruz.

 

Bildiğimiz başka bir şey de bu zararlı ile birçok mücadele yöntemi olduğu.

Kültürel mücadele, mekanik mücadele, fiziksel mücade, biyolojik mücadele ve kimyasal mücadele.

Bunların hepsine birden entegre mücadele deniliyor.

Ve bu mücadelenin belli kuralları var. Yapılacak işlerde öncelik sıralaması,

Ekolojik denge şartlarının korunması, diğer faydalı böceklere zarar vermeme gibi.

Yani bütün bunlardan anlıyoruz ki konu, bir kişinin veya sadece çiftçilerin halledebileceği bir konu değil.

 

Değerli okuyucularım,

 

Bütün bu yazdıklarımdan sonra, konunun ehemmiyetine biraz daha dikkatlerinizi çekebilmek için stratejik öneme haiz ürünümüz olan fındıktan biraz bahsetmek istiyorum.

Hepinizin bildiği gibi dünyadaki en büyük fındık üreticisi ülke Türkiye. Oluşan rekoltenin yarısı ilimizin de içinde bulunduğu batı Karadeniz bölgesinde oluşuyor.

Yukarıda anlattığım zararlı süne bu bölgede bir çok bitkiyi tehdit ediyor, ancak asıl tehdit ettiği ürün fındık. Çünkü fındık ekonomik değeri olan bir ürün.

Armut, elma, dut, üzüm yemesek de olur.

Ancak fındık başka.

Fındık Türkiye Cumhuriyeti Devletinin rakipsiz tek başına dünya piyasasında hakim olduğu bir ürün.

 

Fındık batı Karadeniz bölgesinde binlerce çiftçinin tek geçim kaynağı.

 

Her ne kadar fiyat politikasında etkili olamasak da,

Borsasını Almanya’nın Hamburg şehrine kaptırmış olsak da,

Üreticiyi yabancı kaynaklı büyük kartel firmaların kucağına bıraksak da,

Fındık bizim namusumuz…

Olmazsa olmazımız.

 

Bu stratejik ürün üzerindeki hakimiyetimizi yok edebilmek için yıllarca uğraştılar.

Gürcistan, İtalya, İspanya ve Amerika’da alternatif ekim alanları oluşturma gayreti içinde oldular.

Fındık yerine kullanılabilecek çeşitli ürünler aradılar.(soya veya soya sosu gibi.)

Ülkemizde ekim alanlarının sınırlandırılması için çeşitli dönemlerde hükümetlere baskı uyguladılar.

Üreticilerimize alternatif ürünler önerdiler. (Kivi gibi).

Fındık üzerinden yıllardır uygulanan sübvansiyonu kaldırttılar.

 

Ancak başaramadılar.

Ne yaparlarsa yapsınlar bu ve benzeri durumlara alışık üreticimiz vazgeçmedi fındıktan.

 

Şimdi yüksek müsaadelerinizle sormak istiyorum.

Kime?

İlimizin çiçeği burnunda valisine.

Sayın valim,

Amerikan Beyaz Kelebeği ile ilgili neler yapıyorsunuz?

Bunun biyolojik bir ajan olma ihtimalini değerlendiriyor musunuz?

Ve müsaade ederseniz size bir teklif sunmak istiyorum.

Yarın konunun bütün ilgililerini (tarım İl müdürünü, ilçe müdürlerini, ziraat mühendislerini, ziraat teknisyenlerini,) bir sınavdan geçirin. Bakalım konuyla ilgili neler biliyorlar, neler yapmışlar, geleceğe yönelik planları nelerdir.

Eminim büyük çoğunluğu sizin sınavınızdan geçemeyecek.

Hatta bu sınava ziraat odalarını, üniversitenin ziraat fakültesini de katabilirsiniz.

Ben üşenmedim bir çok çiftçi ile görüştüm. Hiç biri tehlikenin farkında değil.

Ziraat odaları ile görüştüm hakeza öyle,

Ziraat mühendisleri, ziraat teknisyenleri konu kendi konuları değilmiş gibi davranıyor.

Üniversite ise belediyeyle beş yıl önce yaptığı seminerin üzerine bir gram çalışma koymamış.

Buraya kadar fındığı ve çiftçiyi bekleyen risklerden bahsettim.

Birazda sizleri yani yetkilileri bekleyen tehlikelerden bahsedeyim.

Şayet,

Valilik başta olmak üzere, kamu-sivil ne kadar ilgili yetkili kurum-kuruluş varsa hep birlikte topyekün bir çalışma başlatmazsanız, (aynen covit-19 da olduğu gibi)ortaya çıkan olumsuz sonuçlara hem fiziksel hem de psikolojik olarak katlanmak zorunda kalırsınız.

Bunun en ucuz şekli çiftçinin zararının karşılanması olur ki, bu durumlarda zararın karşılanması devletin doğal refleksidir.

Pahalı olanı ise, tek başımıza dünyanın % 75 ihtiyacını karşıladığımız, adeta göz bebeğimiz fındık bitkisinin ciddi boyutlarda zarar görmesi olur ki, bunun altından kalkamazsınız, hiçbirimiz kalkamayız.

Tavsiyem nedir?

 

Köylüsüyle, çiftçisiyle, tüccarıyla, sanayicisiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, devlet kurumlarıyla, hep birlikte,

Bütün gücümüzle bir mücadele başlatmak.

Kolay mı,

Değil!

Ancak;

Siz başarırsınız. Siz devletsiniz.

Ve devlet her zaman on sekiz yaşındadır.

 

Kalın sağlıcakla.

Bu haber 479 kez okundu.
Güncel - 11:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

REKLAM ALANI

18 Ağustos 2022 PERŞEMBE
24°
  • CUM °
  • CTS °
  • PAZ °

YAZARLARIMIZ

  • BAHANELER BİZİ ARTIK OYALAMIYOR

    AHALİ’nin geçtiğimiz sayısında gündeme getirdiği  ‘Konuralplilere ceza mı veriliyor? Yıkılıp yıkılıp yerine bir şey yapılmayan tek yer” başlıklı haberimize, Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Hüdaver Gösterişli sosyal medyasından cevap verdi. Gösterişli’nin verdiği cevap aslında yazdıklarımızla gündeme getirdiğimiz  Konuralp’in bu güne kadar nasıl unutulduğu ile ilgili haberimizi doğruluyor. Yıkıldı ve yapılmadı dediklerimizin aslında yapılmadığını zaten Başkan Yardımcısı […]
  • Keşke corona iyileştirse dünyayı

    Hayatımızda daha önce ancak hayal ürünü filmlerde gördüğümüz sahnelere rastlıyoruz  gündelik haber bültenlerinde artık. Ancak mikron ile ölçülebilen mikroskobik bir virüs dünyamızı altüst etmeye yetti. İnsanoğlunun ulaştığı teknoloji, ilim, bilim çaresiz ve herkes şaşkın. Sarsıntı geçiriyoruz, sarsılıyoruz. Sars virüsü bile böyle sarsamamıştı bizi. Nasıl normalleşeceğiz, nasıl devam edeceğiz, bilmiyoruz.   Dünyanın iyileşmeye ihtiyacı var acilen. […]
  • Hayatından seni üzerleri çıkart..

      Bütün problemlerime minnettarım. Her birinin üstesinden geldikçe güçlendim  veya öyle hissediyordum kendimi bir nevi ödüllendiriyordum belkide.ve şimdi olumsuzlukları yenmek  için daha da güçlüyüm söyleyip zorluklarla gelişmeye  böyle kararlıyım. Her zaman içinizden geçirin kendimi geçmiş için affediyorum ve kalbimi ileriki tüm güzel şeylere açıyorum. Hayatımdaki en güzel insanlar yenilgiyi acıyı yaşamış dipleri görüp te kendi […]
  • İSRAF EKONOMİSİNİN SONUÇLARI!

    Görevim nedeniyle bulunduğum bir kentte, eşyalarımı taşıyıncaya kadar kuruma ait misafirhanede kalıyordum. Ayrılırken indirimli tarifeye göre ücreti ödedim.  Misafirhanede devlet yöneticileri diye tanıttıkları insanlar geliyordu. Misafirhanenin 60 kişilik kapasitesi vardı. Akşamları 20 civarında insan yemek yiyordu.  Her gece ortalama 10 kişi konaklıyordu. Yetkililerle sohbet ederken burası kışın böyle, yazın ise tam doluyor dediler.  Ben muhasebeci […]
  • BU FUTBOLCULAR İSTERSE ŞAMPİYON OLURUZ

    Düzcespor deplasmanda Siirt İl Özel idaresi sporla karşı karşıya geldi ve 1-0’lık mağlubiyetle sahadan ayrıldı. Düzcespor geçen hafta Silivri karşısında son 15 dakikalık oyunu ile 3-0 rakibini yenerek çıkış sağlamış. Bu hafta nasıl oluyor da 1-0 mağlup olabiliyor anlamıyorum!! Şampiyonluk isteyen bir il, şampiyonluk için transferlerin en iyisini yapmaya çalışan yönetim kadrosu varken futbolcuların   hiçbir […]
  • ASAR SUYU MALZEME DOLU!

    Geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinden Düzce merkezi Asar suyunun içindeki malzemenin temizlenmesi ile kurtulmuştu. Yaşanan sel felaketi ile önce suları kesilen yetkililerin en az 5 gün derken başkan Özlü’nü suların gelmesi için tüm uyarılara rağmen, iki gün diyerek millete önce umut sonrada umutsuzluk vermişti, Düzce’nin en büyük şansı, sel öncesinde Asar suyunun zemininde biriken malzemelerin […]
  • Yeni Dönem Öcü Facebook

    Biliyorsunuz, özellikle internetin gelişmesi ile son dönemde sosyal medya platformları hayatımızda önemli bir yer tutmayaa başladı. Twitter özellikle yeni neslin aktif olarak kullandığı bir mecra oldu. Hoş son dönemde troller daha çok kullanarak halkı manipüle etmeye başlasalarda, neyse o da ayrı bir konu. Twitter içinde her şeyi ve her bilgiyi bulabilmeniz ise talebi de arttırıyor. […]
  • İZLER KARIŞTI…

    Bugün size yine ekonomi üzerine bir şeyler yazmak isterdim.   Unutkan bir Millet olduğumuzdan, 20 yıldır bizi yönetenlerin nasıl “U” dönüşü yaptığını hatırlatmak için bu makalemi yazdım. Biliyorum ki “Unutursak ve uyursak Millet olarak Ölürüz…”   Bir atasözü vardır herkes bilir.. “AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI..”   Son günlerde ülke gündeminde izler öyle karıştı ki, […]
  • Raif YILMAZ
    Emekli Kurmay Albay
    4 MAKALE YAZDI

    ALMANYA VE HİPERENFLASYON

    Hiperenflasyon, paranın değerinin yitirildiği en şiddetli enflasyon biçimidir. Hiperenflasyon, enflasyonun yılda yüzde 200 sınırını aştığı anlardaki halidir. Dörtnala Enflasyon olarak da adlandırılır. Paranın değerinin yitirdiği en şiddetli enflasyon biçimidir.Devletlerin bütçe açığını kapatmak amacı ile gereğinden fazla , kontrolsüzce para arzında bulunmaları ana nedendir. Hiperenflasyon döneminde kişiler kendilerini enflasyonun etkisinden korumak için yabancı para tutmaya başlarlar. […]
  • DÜZCE’DE 17 AĞUSTOS’UN İZLERİ DURUYOR!

    17 Ağustos Depremi’nden en çok etkilenen illerden Düzce’de depremin izleri hâlâ duruyor. Yıkılan binalar nedeniyle boş olan araziler çöplük ya da otopark olarak kullanılıyor. Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Düzce Şubesi eski Başkanı Mimar Sedef Sönmez Buçgün ile depremin etkilerini konuştuk. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden en fazla etkilenen illerden biri olan Düzce’de […]
  • İÇİMDEN GELDİ

    Şöyle samimi, şöyle içten, candan bir şeyler söylemek geldi bugün içimden. Hem de öyle ki, yerelde ve ulusalda, hatta dünya genelinde yaşanan kavgalara, küslüklere, anlaşmazlıklara inat, sevginin samimiyetinden bahsetmek, sevgiyi konuşmak geldi içimden. Karşılık beklemeden, çıkar gözetmeden sevmek, hem de öyle sadece eşini, dostunu, yakınlarını değil, hayatına iyi ya da kötü bir şekilde girmiş bütün […]
  • Ahali’nin maarifi

    Kıymetli okurlar, Öncelikle yerel basınımızda önemli bir yer tutacağına inandığım Ahali Gazetesi’nin Düzce’mize hayırlı olmasını diliyorum. Basın elbette demokrasimizin, siyasi ve ictimai hayatımızın çok önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda bizlerde Ülkemizin ve İlimizin eğitimdeki durumu, dünü, bugünü ve yarını ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi, siz kıymetli Ahali okurları ile bu köşede paylaşacağız. Daha ilk sayısında […]
  • FARUK & MEHMET

    Buluşmuşlar, Beraber yemek yemişler, Yedi buçukta başlayan görüşme onbir buçukta bitmiş. İnsan sormadan edemiyor, Ne konuştunuz dört saat boyunca acaba? Bunca olaylar yaşandı. Siyasi kavgalar oldu. Taraf tarafa maçlar, ankaraya şikayetler, adam indirmeler, adam bindirmeler, neler, neler. Demek ki, bütün olanlar yalandı, manasızdı. Öyle ya oturup hiçbir şey olmamış gibi yemek yeniliyorsa, yaşananların tümü yalan […]

HABER LİSTESİ

  • 01
    ASAR SUYU MALZEME DOLU!
    Geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinden Düzce merkezi Asar suyunun içindeki malzemenin temizlenmesi ile kurtulmuştu. Yaşanan sel felaketi ile önce suları kesilen yetkililerin en az 5 gün derken başkan Özlü’nü suların gelmesi için tüm uyarılara rağmen, iki gün diyerek millete önce umut sonrada umutsuzluk vermişti, Düzce’nin en büyük şansı, sel öncesinde Asar suyunun zemininde biriken malzemelerin […]
  • 02
    PARÇA PARÇA SÖKÜLÜYOR!
    Düzce belediyesine Belediye Başkanı İsmail Bayram zamanında kazandırılan mor renkli otobüsler çekildikleri yerlerde önce kaderlerine terk edilmişlerdi. Satılmak istenen mor renkli otobüsler satılamadı sonrasında da plakaları sökülerek kaderlerine terk edildiler. DÜZCE AHALİ gazetesinin 29 eylül 2021 tarihli nüshasın da konu gündeme getirilmiş ancak eski başkanların yaptıklarını beğenmeyerek değiştirme yoluna giden, Özlü ve ekibi mor otobüsleri […]
  • 03
    BİZE NEDEN YOK ?
    Kamu yararına çalışan dernekler statüsünde bulunan Türkiye polis emeklileri sosyal yardım derneği Düzce şube başkanı Yaşar Özdoğan 3600 ek gösterge konusundaki sıkıntılarını dile getirdi. Düzce şubenin Bolu’daki emekli polislere de hizmet verdiğini açıklayan dernek başkan Yaşar Özdoğan Düzce’de 200 civarında emekli polis ve bekçi bulunduğunu belirterek derke üyelerinin halen 62 kişi olduğunu, 10 kişinin de […]
  • 04
    DÜZCE’DE 17 AĞUSTOS’UN İZLERİ DURUYOR!
    17 Ağustos Depremi’nden en çok etkilenen illerden Düzce’de depremin izleri hâlâ duruyor. Yıkılan binalar nedeniyle boş olan araziler çöplük ya da otopark olarak kullanılıyor. Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Düzce Şubesi eski Başkanı Mimar Sedef Sönmez Buçgün ile depremin etkilerini konuştuk. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden en fazla etkilenen illerden biri olan Düzce’de […]
  • 05
    HASAR GÖREN BİNALAR NEDEN YIKILMIYOR!
    Düzce’de, Marmara Depremi’nde hasar gören binalar 23 yıldır yıkılmadı. Binaların girişinde yer alan iş yerleri ile ilgili CHP Düzce Merkez İlçe Başkanı “Dükkanlara ruhsatı kim verdi?” diye sordu. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde 270 kişinin öldüğü, 3824 binanın yıkıldığı Düzce’de, ağır hasar alan ve boşaltılan binalar 23 yıldır yıkılmadı. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, depremin […]