10° Kapalı

Gün Geçmiyor Ki…

Güncel - 15 Aralık 2020 15:29 A A

90’lı yıllar özellikle benim jenerasyonum için, hep yüzümüzde tebessüm uyandıran hatıraları barındıran yıllar olmuştur.

O dönemde ki şarkılar, bir anda bizi alıp götürür o yıllara. Bir melodi, lise yıllarını hatırlatır size, hele bir de, o yıllarda yürüdüğünüz sokaklarda bu melodi denk gelirse, işte o zaman değmeyin keyfinize.

O dönem özgürlüklerin olmadığı(!) dönemlerdi bilirsiniz. Televizyonda yapılan komedi programlarında, siyasilerin taklitleri yapılamazdı. Hatta Televole adlı programda, rahmetli Erbakan’ın, Demirel’in, grup toplantılarında yaptıkları konuşmalardan kesitler alınıp skeçler de yapılamazdı. Plastip adlı programda, yine o haftanın bomba konuları da işlenmezdi. Haberlere baktığınızda güçler ayrılığı da olmadığı için, ülkenin önde gelen partilerinin bütün kirli çamaşırları da dökülmezdi ekranlara.

Şükür şuan ki halimize.

Şimdi rahatça fikrimizi söylüyor, siyasileri eleştirebiliyoruz. Havalar bu ara iyi gidiyor ama, Silivri gene soğuktur, siz gene gaza gelmeyin!!!

Yılbaşıları ise çok özeldi. O zamanlar televizyon kanalları, dönemin popüler yüzlerini programlarına çıkarmak için birbirleri ile yarışırladır. Hatta kanallar arasında gezerken aynı şarkı ve şarkıcılara üst üste denk gelebilirdiniz.
Ve her program mutlaka şu şarkı ile başlardı: “sefalaaaar getirdiniiiiz, sefa geldiiiiniz dostlar..”
Gazeteler de efsaneydi. Sabah gazetesi Meydan Larousse ile rest çekerken, Milliyet Ana Britanica ile restine rest “üleeeeyn!!!” diyordu.

Sonra bir gün her şey değişti. Sabah gazetesi ansiklopedi yerine Arcopal tabak ve bardak vermesi ile olaylar yeni bir boyut kazanmış oldu.. Kırılmaz bardaklar… Eminim hala bir çoğumuzun ailesinin evinde duruyordur o bardaklar. Hoş depremde her bardak ve tabak kırılmayı yaşadı ama siz beni çok iyi anladınız.
Sonrasında Akşam Gazetesinin televizyon vermesi ile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
37 ekran televizyon… breh breh breh…
Çok iyi hatırlıyorum, o dönem herkes bu kadar tv nasıl verilecek, bunun altından kalkamazlar, kesin batacak bunlar diyordu. Televizyon şokunu atlatamayan Türkiye, bir şokla daha karşılaştı. Günaydın Gazetesi, Buzdolabı veriyordu. Bisan bisikletler, su geçirmez Leonhard Heyden bavullar, telefunken müzik setleri… Önceden ufak bir ilan gibi başlayan kuponlar, tam sayfaya dönmüştü artık. Bir gazete, bir hediye demek olduğu için, insanlar iki, üç hatta beş gazete alıyordu sırf bu hediyeler için. Yaysat bayilerinin önünde upuzun kuyruklar oluşuyor, kuponlardaki eksikler, kuyruktaki kişilerin kupon takası ile tamamlanıyordu.
-Bak sen bana singer dikiş makinasının 30. Kuponunu ver, ben sana 52 parça yemek takımının 23. Kuponunu vereyim.
-Ama bende 23 numara var. Bana 25 lazım.
-Olsun gııı, amaç o kadar kuponu vermek değil mi? Arada kaynatırız merak etme sen
konuşmaları hala kulaklarımda.

Katkı payı ve kupon desteği ile verilen arabadan sonra, İş artık çeyizli kadınlara koca, çocuğu olmayanlara küçük vermeye kadar neredeyse gelmişti ki, devlet olaya el koydu.
Peki ya kamu spotları nasıldı ama?
Ali Atik ve Ayşegül Atik’in oynadığı Bir Alışveriş, Bir fiş sloganını unutmak mümkün mü? Kadıncağız amma koşturmuştu o dönem elektrikçi ile mağazalar arasında. Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın oynadığı, aşı reklamları ise yine aklımıza kazınan olaylarındandı.
Tarih hep tekerrürden ibarettir derlerdi de inanmazdık. Bunu da bize tarih öğretmenlerimiz değil de, Levent Kırca öğretmiş, biz farkına varmamışız. 90’larda yayınlanan Olacak O Kadar bölümleri, zamanında yapılan hatalara, söylemlere gönderme yaptığı gibi, bugüne de tercüman oluyormuş aslında. Domuz gribi aşısı skecini internetten izlemenizi tavsiye ederim.
Madem Aşı dedik, sözlerimize aşı gündemi ile son verelim. 3. fazı daha tamamlanmamış Çin aşısı ile aşılanma 11 aralıkta başlıyor. Ardından Biontech – Pfizer ortak yapımı aşıdan da ülkemize gelecek ve aşılama devam edecek. Ama ne yazık ki, alınan son bilgilere göre, hiçbir yerde test yokken, antikor testlerinin, parmağında Cumhurbaşkanlığı forsunu taşıyan iş adamlarının eline geçmesi gibi, 25.000 adet Biontech aşısının da ülkeye sokulduğu ve yine zengin ve torpilli kesimin eline ulaştığı, aşılamanın da bu insanlara yapıldığı bilgisi maalesef etrafta dolanmaya başladı. Umarım Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere, Devletimiz böyle bir olaya müsaade etmez ve cephenin en önünde yer alan sağlık çalışanları başta olmak üzere, doğru aşıyı doğru kişilere yapar. Yapılan son araştırmayı da sizinle paylaşmak isterim. Zengin ülkelerin, parayı peşin sunması ile firmalardan aldıkları yada alacakları aşılar ile, kendini nüfuslarını 3 kez aşılayacak kadar aşıya sahip olmalarına karşılık, fakir ülkelerdeki insanların ise sadece %10’u aşı olabilecek. Bu da dünyadaki adaletsizliğin, eşitsizliğin en büyük örneği olarak kayda geçecektir. Sanırım hiçbir zaman, akıllanmayacağız ve uslanmayacağız.

Bu haber 918 kez okundu.
Güncel - 15:29 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

REKLAM ALANI

28 Kasım 2022 PAZARTESİ
10°
  • SAL 15.8°
  • ÇAR 16.2°
  • PER 18.0°

YAZARLARIMIZ

  • BAHANELER BİZİ ARTIK OYALAMIYOR

    AHALİ’nin geçtiğimiz sayısında gündeme getirdiği  ‘Konuralplilere ceza mı veriliyor? Yıkılıp yıkılıp yerine bir şey yapılmayan tek yer” başlıklı haberimize, Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Hüdaver Gösterişli sosyal medyasından cevap verdi. Gösterişli’nin verdiği cevap aslında yazdıklarımızla gündeme getirdiğimiz  Konuralp’in bu güne kadar nasıl unutulduğu ile ilgili haberimizi doğruluyor. Yıkıldı ve yapılmadı dediklerimizin aslında yapılmadığını zaten Başkan Yardımcısı […]
  • Keşke corona iyileştirse dünyayı

    Hayatımızda daha önce ancak hayal ürünü filmlerde gördüğümüz sahnelere rastlıyoruz  gündelik haber bültenlerinde artık. Ancak mikron ile ölçülebilen mikroskobik bir virüs dünyamızı altüst etmeye yetti. İnsanoğlunun ulaştığı teknoloji, ilim, bilim çaresiz ve herkes şaşkın. Sarsıntı geçiriyoruz, sarsılıyoruz. Sars virüsü bile böyle sarsamamıştı bizi. Nasıl normalleşeceğiz, nasıl devam edeceğiz, bilmiyoruz.   Dünyanın iyileşmeye ihtiyacı var acilen. […]
  • Hayatından seni üzerleri çıkart..

      Bütün problemlerime minnettarım. Her birinin üstesinden geldikçe güçlendim  veya öyle hissediyordum kendimi bir nevi ödüllendiriyordum belkide.ve şimdi olumsuzlukları yenmek  için daha da güçlüyüm söyleyip zorluklarla gelişmeye  böyle kararlıyım. Her zaman içinizden geçirin kendimi geçmiş için affediyorum ve kalbimi ileriki tüm güzel şeylere açıyorum. Hayatımdaki en güzel insanlar yenilgiyi acıyı yaşamış dipleri görüp te kendi […]
  • İSRAF EKONOMİSİNİN SONUÇLARI!

    Görevim nedeniyle bulunduğum bir kentte, eşyalarımı taşıyıncaya kadar kuruma ait misafirhanede kalıyordum. Ayrılırken indirimli tarifeye göre ücreti ödedim.  Misafirhanede devlet yöneticileri diye tanıttıkları insanlar geliyordu. Misafirhanenin 60 kişilik kapasitesi vardı. Akşamları 20 civarında insan yemek yiyordu.  Her gece ortalama 10 kişi konaklıyordu. Yetkililerle sohbet ederken burası kışın böyle, yazın ise tam doluyor dediler.  Ben muhasebeci […]
  • BU FUTBOLCULAR İSTERSE ŞAMPİYON OLURUZ

    Düzcespor deplasmanda Siirt İl Özel idaresi sporla karşı karşıya geldi ve 1-0’lık mağlubiyetle sahadan ayrıldı. Düzcespor geçen hafta Silivri karşısında son 15 dakikalık oyunu ile 3-0 rakibini yenerek çıkış sağlamış. Bu hafta nasıl oluyor da 1-0 mağlup olabiliyor anlamıyorum!! Şampiyonluk isteyen bir il, şampiyonluk için transferlerin en iyisini yapmaya çalışan yönetim kadrosu varken futbolcuların   hiçbir […]
  • DÜZCE’DE KURUTULDU!

    Düzce’nin arboretum’u olarak kabul ediliyordu Arboretum ise “çok çeşitli ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, bu amaçla özel olarak hazırlanmış botanik bahçesi.” anlamını taşıyor. Düzce merkezde Milli Eğitime bağışlanan İnönü parkı olarak yıllardır hizmet veren park son dönemde Düzce’de başka yer yokmuş gibi millet parkı aşkı ile adete katledildi.İ nönü partı olarak hizmet verirken Düzce’de ilk kurulan […]
  • Yeni Dönem Öcü Facebook

    Biliyorsunuz, özellikle internetin gelişmesi ile son dönemde sosyal medya platformları hayatımızda önemli bir yer tutmayaa başladı. Twitter özellikle yeni neslin aktif olarak kullandığı bir mecra oldu. Hoş son dönemde troller daha çok kullanarak halkı manipüle etmeye başlasalarda, neyse o da ayrı bir konu. Twitter içinde her şeyi ve her bilgiyi bulabilmeniz ise talebi de arttırıyor. […]
  • İZLER KARIŞTI…

    Bugün size yine ekonomi üzerine bir şeyler yazmak isterdim.   Unutkan bir Millet olduğumuzdan, 20 yıldır bizi yönetenlerin nasıl “U” dönüşü yaptığını hatırlatmak için bu makalemi yazdım. Biliyorum ki “Unutursak ve uyursak Millet olarak Ölürüz…”   Bir atasözü vardır herkes bilir.. “AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI..”   Son günlerde ülke gündeminde izler öyle karıştı ki, […]
  • Raif YILMAZ
    Emekli Kurmay Albay
    4 MAKALE YAZDI

    ALMANYA VE HİPERENFLASYON

    Hiperenflasyon, paranın değerinin yitirildiği en şiddetli enflasyon biçimidir. Hiperenflasyon, enflasyonun yılda yüzde 200 sınırını aştığı anlardaki halidir. Dörtnala Enflasyon olarak da adlandırılır. Paranın değerinin yitirdiği en şiddetli enflasyon biçimidir.Devletlerin bütçe açığını kapatmak amacı ile gereğinden fazla , kontrolsüzce para arzında bulunmaları ana nedendir. Hiperenflasyon döneminde kişiler kendilerini enflasyonun etkisinden korumak için yabancı para tutmaya başlarlar. […]
  • AKÇAKOCA’DA LENİN: ‘BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ’!

    17 Temmuz 1993 tarihinde Lenin’in ağaç büstünün Akçakoca sahillerine vurmasının üzerinden geçen 29 yılın sonunda belediyenin bodrumunda muhafaza altına alındığı ileri sürülen büstün aslında kaybolduğu ortaya çıktı. Böylelikle, büstün sahile vurduğu dönemde belediye başkanı olan Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP)’li baba Hüseyin Yanmaz’la başlayan ‘büst hikâyesi’, şimdiki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’li belediye başkanı oğlu Okan Yanmaz’la […]
  • İÇİMDEN GELDİ

    Şöyle samimi, şöyle içten, candan bir şeyler söylemek geldi bugün içimden. Hem de öyle ki, yerelde ve ulusalda, hatta dünya genelinde yaşanan kavgalara, küslüklere, anlaşmazlıklara inat, sevginin samimiyetinden bahsetmek, sevgiyi konuşmak geldi içimden. Karşılık beklemeden, çıkar gözetmeden sevmek, hem de öyle sadece eşini, dostunu, yakınlarını değil, hayatına iyi ya da kötü bir şekilde girmiş bütün […]
  • Ahali’nin maarifi

    Kıymetli okurlar, Öncelikle yerel basınımızda önemli bir yer tutacağına inandığım Ahali Gazetesi’nin Düzce’mize hayırlı olmasını diliyorum. Basın elbette demokrasimizin, siyasi ve ictimai hayatımızın çok önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda bizlerde Ülkemizin ve İlimizin eğitimdeki durumu, dünü, bugünü ve yarını ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi, siz kıymetli Ahali okurları ile bu köşede paylaşacağız. Daha ilk sayısında […]
  • FARUK & MEHMET

    Buluşmuşlar, Beraber yemek yemişler, Yedi buçukta başlayan görüşme onbir buçukta bitmiş. İnsan sormadan edemiyor, Ne konuştunuz dört saat boyunca acaba? Bunca olaylar yaşandı. Siyasi kavgalar oldu. Taraf tarafa maçlar, ankaraya şikayetler, adam indirmeler, adam bindirmeler, neler, neler. Demek ki, bütün olanlar yalandı, manasızdı. Öyle ya oturup hiçbir şey olmamış gibi yemek yeniliyorsa, yaşananların tümü yalan […]

HABER LİSTESİ

  • 01
    DÜZCE’DE OKULLAR 5 ARALIK’A KADAR TATİL EDİLDİ!
    Düzce Valisi Cevdet Atay, il genelinde eğitim ve öğretime 5  Aralık’a kadar ara verildiğini açıkladı. Twitter hesabından paylaşımda bulunan Vali Atay, Sevgili öğrenciler, 5 Aralık’a kadar il genelinde tüm eğitim kurumlarında eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Bu süre zarfından kamuda çalışan engelli ile hamile personel de idari izinli sayılacaktır ifadelerine yer verdi.
  • 02
    SOYLU; VATANDAŞLARIMIZIN TRAVMAYI ATLATAMADIKLARINI GÖRDÜM!
    Düzce’de 23 Kasım’da meydana gelen 5,9’luk  depreminin ardından bu güne kadar 317 artçı deprem meydana geldiğini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ”depremin hemen ardından Düzce’ye geldim. 17 Ağustos ve 12 Kasım’ı yaşayan Düzce halkının  hala o günkü travmayı atlatamadıklarını gördüm. Bunu açıkçası beklemiyordum. Vatandaşlarımızı ziyaret ettiğimde  yeni bir deprem olur mu endişesi içerisinde olduklarını gördüm.” […]
  • 03
    ÇADIR KENTTE YANGIN ÇIKTI; İKİ KİŞİ YARALANDI!
    Düzce’de depremzedeler için kurulan çadır kentte yangın çıktı. Olay, Millet Bahçesi içerisinde bulunan çadır kentte meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, depremzedeler için kurulan çadırların birinde tüpten yangın çıktı. Durumu fark eden sağlık ve polis ekipleri hemen alevlere battaniye ve yangın tüpleri ile müdahalede bulundu. Alevler yükselmeye devam edip çadıra sıçradı. Ekipler, diğer çadırlara alevlerin ulaşmaması için, […]
  • 04
    ESKİ BİNALAR ÖMRÜNÜ DOLDURDU!
    3. kez deprem yaşayan Düzce’de, 3 depremi de yaşamış ve ayakta kalmış binalar artık zamanını doldurdu, görevini tamamladı. 17 Ağustos depreminde 7.6, 12 Kasım depreminde 7.2 şiddetindeki sarsıntıları yaşayıp hasar alan eski binalar, o dönemin şartlarında güçlendirildikten sonra 23 yıldır hala ayakta kalmayı başarmıştı. 22 Kasım akşamı 5.9 şiddetindeki depremi de yaşayarak ayakta kalan bu […]
  • 05
    DEPREMDE AĞIR HASAR GÖREN SARIDERE CAMİİ YIKILIYOR!
    Düzce’de meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde hasar gören Sarıdere Köyü Camisi yıkılıyor. 1987 yılında inşa edilen cami 2 deprem görürken, son depremde ağır hasar almıştı.   Düzce’nin Gölyaka ilçesinde depremde hasar gördüğü için ibadete kapatılan Sarıdere Köyü Camisi’nin yıkılmasına başlandı. İl Özel İdaresi ekipleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin 24 Kasım’da yıkım […]