10° Kapalı

ÖZEL DOĞUŞ ATA KOLEJİ

Düzce Yerel - 15 Ocak 2021 12:14 A A

Her geçen gün çocukların doğadan, doğal hayattan, açık havadan, güneşten, sudan ve topraktan biraz daha uzaklaşmaları ve tamamen yabancılaşmaları bazı ebeveynleri, kimi eğitimcileri derin endişeye sevk etmiştir.

Özellikle de geleneksel anlamda açık alanlarda öğrenme eğilimi “Okulum dışarıda” adını verdiğimiz projemiz ile çocuklara doğayı keşfetme, oynama, etrafındaki dünyayı tanıma ve öğrenme, doğa olaylarını gözlemleme imkânı sunmuştur.

Orman okullarında yetişip ilkokula başlayan çocukların sosyal becerilerinin güçlü olduğu, etkin grup çalışması yapabildikleri ve bu çocukların genelde yüksek özgüvene sahip oldukları gözlemlenmiştir. Yine orman okullarında öğrenim gören çocukların ileriki okul hayatlarında çok daha başarılı ve mutlu oldukları gözlemlenmiştir.

 

Okulum dışarıda; çocukların, eğitimciler eşliğinde ormanları ziyaret ederek kişisel, sosyal, büyük ve küçük motor (teknik) becerilerini geliştirdikleri açık hava eğitimleridir, diyebiliriz.

Orman okullarında doğal çevreyi de içine katan, birçok kişisel ve sosyal becerinin geliştirilmesini amaç edinen kazanımları da kapsayan çok yönlü, sarmal ve esnek bir müfredat uygulanır.

Okulumuz müstakil yeşilliğin içinde çocukların ihtiyaç duyduğu her alana sahip eğitimlerinde orman okulu çalışmalarına yer veren bir kurumdur.

 

Okulum dışarıda projesi ile ilgili deneyimlerimizi paylaşmak istiyorum.

Özel Doğuş Ata Koleji Anaokulu

Son yıllarda ana sınıflarındaki ödev miktarı yüzde yüze varan oranda artmış ve çocukların oynaması için ayrılan süre yarı yarıya azalmıştır. Neredeyse hiç açık alana çıkmadan akşam evine dönen yüz binlerce okul öncesi öğrencisinin varlığını biliyoruz. Ve asıl felaket olarak nitelendirilmesi gereken, akademik baskının ana sınıfına kadar inmiş olmasıdır.

Çocuklara yüklenen ders yükü, beni endişelendirmektedir. Velilerin ısrarla yabancı dil, matematik, okuma yazma, satranç, dans, değerler eğitimi vb. gibi derslerin, ders saatlerinin artırılması talepleri de endişelerimizi daha da artırmıştır.

Okul öncesi öğretmenlerimiz ve uzman danışmanlarımızla bu konuları istişare ederek neler yapabileceğimizi uzun uzun tartıştık. Öncelikle çocukların her gün en az bir ders saatini bahçede geçirmelerini ve oyun oynamalarını kararlaştırdık. Her hava şartında çocukların açık alana çıkarılmasının çok yararlı olacağını düşündük ve bunu uygulamaya başladık. Zamanla çok olumlu gelişmeler olduğunu gördük. Çocukların günden güne artan mutluluğu, okula istek ve heyecanla gelmeye başlamaları bizi daha fazla açık hava etkinlikleri yapmaya teşvik etti. Bunun üzerine, acaba çocuklar her hafta ormana götürülebilir mi? Ormanda onların en azından yarım gün geçirmelerine imkân oluşturabilir miyiz? Bu konuda ebeveynleri ikna edebilir miyiz? Ulaşım konusunda nasıl bir çözüm bulabiliriz? Okulumuza en yakın ormanlık alan neresidir? Acaba çocuklar ormanda sıkılır mı? Ormanda tehlikeli bir durum var mıdır? Ve daha birçok soru sorduk.

Bir yandan sorularımıza cevaplar bulmaya çalışırken diğer yandan da orman okulu ile ilgili araştırmalar yapmaya başladık. Bu konuda iyi örnekleri inceledik. Farklı internet sitelerinde bu alanda yapılan çalışmaları inceleyip videoları izledik.

Bütün bu araştırma ve inceleme döneminin ardından okulumuzda “Okulum dışarıda”projesini başlatmaya karar verdik. Ormanın o muazzam iyileştirici gücünden çocuklarımız daha fazla yararlanmış olurlar diyerek yola çıktık. Şimdi bu konuda adım adım neler yapıldığını anlatmaya çalışacağım.

Önce yakın bölgemizdeki ormanlık alanlarla ilgili bir keşif çalışması yapıldı. Bu konuda okula yakınlık, güvenlik, ağaç ve bitki çeşitliliği, arazi yapısı vb. açılardan değerlendirmeler yapılarak her yönden en uygun ormanlık alanı belirledik. 15 dakikalık bir mesafede olması; içerisinde baraj göleti, yürüyüş parkuru, ip parkuru, deresi, köprüsü, ağaçlık olması, hayvanların olması gibi etkinlik alanlarının bulunmasının yanı sıra güvenlikli ve bakımlı bir orman olması tercih edilmesinde en büyük etkenler olmuştur.

Orman okulunun olmazsa olmazı olan mekân seçiminin ardından diğer çalışmalara ağırlık verildi. Önce bir program oluşturuldu. Bu programın genel hatları şöyleydi: Her hafta çarşamba günü belirlenen ormana gidilerek orada program dâhilinde aktiviteler yapılacak. Hava şartlarında olağanüstü bir durum olmadığı müddetçe programa uyulacak. Öğrencilere hava şartlarına uygun kıyafetler giydirilecek. Hiçbir şekilde ormana hazır oyuncak götürülmeyecek. Ormanın kendi sunduğu malzemeler kullanılacak. Orman bizim en büyük sınıfımız olacak gibi temel kurallar belirlendi.

Ebeveynlerimize Okulum dışarıda projesi ile ilgili detaylı bilgiler verildi. Velilerin soruları cevaplandırıldı. Kaygıları giderildi. En büyük kaygıları, çocukların soğuk havalarda hasta olmaları korkusu idi. Araştırmalara dayanarak tam tersi bir durum olacağını, açık havanın onları daha güçlü yapacağını, bağışıklık sistemlerinin daha da güçleneceğini ve dolayısıyla diğer yıllara nazaran daha az hasta olacaklarını söyledik. Genel olarak bütün ebeveynler projeden çok heyecan duyduklarını, kendilerinin ormana götürme imkânı bulamadıkları için çok çok mutlu olacaklarını ifade edip bu projeye tam destek ve onay verdiklerini söylediler. ( Bu çalışmalarımız zorunlu değildir. İsteyen velilerimiz çocuklarını ormana gönderebilir)

 

Ormanda neler yapılabilir? Bu konu üzerine de öğretmenlerimiz bir liste hazırladılar. Hava şartları ve mevsim özelliklerini de dikkate alarak şu etkinliklerin yapılabileceğine karar verdik.

Doğayı keşif amaçlı yürüyüşler

Ata binme

Kum ve çamurla oynama

Minik canlıları büyüteçle inceleme

Deneyler yapma

Kamp ateşi yakma

Çadır kurma

Denge oyunları

Tırmanışlar

Kuru ağaç kesme (testere kullanımı)

Hikâye okuma ve masal anlatma etkinlikleri

Kullanılmış süt kutularından kuş yemliği yapımı ve ağaçlara asılması

Koşma, zıplama, atlama etkinlikleri

Oyun kurma, oyun oynama etkinlikleri

Çalı çırpı toplama

Toprağı tanıma, kazma, solucanları inceleme

Ağaç ve bitki dikimi, bakımı

Tohum dikme, çimlendirme

Ağaç kabuklarını tanıma, hissetme

Bitkileri daha yakından tanıma, yaşını öğrenme

Ormanda yön bulma etkinlikleri

Mevsim geçişlerini fark etme

Yaprak, kozalak, meşe palamudu toplama ve bunlarla etkinlikler yapma

Resim yapma vs.

Çocuklarla proje hakkında konuşuldu. İlk birkaç hafta ormanda sadece keşif ve gözlem yapıldı. Mekân tanınmış oldu. Çocukların korkuları giderildi. Aynı mekâna gidilecek olması önemliydi. Çocuklar mekânı tanıdıkça daha rahat ve özgür hareket etmeye başlarlar. Aidiyet geliştikçe özgüvenleri de gelişir. Zamanla sınıflarındaymış gibi kendilerini güvende hissetmeye başladılar.

 

Çocuklarımıza orman okulunu ilk anlattığımızda çok heyecanlandılar. Ne zaman gideceklerini sormaya başladılar. Bir an önce gidip meraklarını gidermek istiyorlardı. İlk gideceğimiz günü, bir gün önceden söylediğimizde heyecandan uyuyamayan çocuklarımız olmuş.

Ormanda ilk yaptığımız etkinlik; ormanın güvenli bir yer olduğunu, onlara zarar verecek bir yer olmadığını anlatmak ve genel olarak çevreyi tanımak amacıyla yapmış olduğumuz orman yürüyüşü oldu.

İlk gittiğimiz günlerde düştüğünde ağlayan, üstü kirlendiğinde morali bozulan, sürekli yorulduğunu dile getiren, toprak zeminde yürümekte zorlanan çocuklar; ilerleyen zamanlarda bunların hiçbirini problem etmeyen, hatta ceplerine yerden buldukları taşları, yaprakları, kozalakları dolduran kişiler oldular. İlk günler solucandan korkan çocuklar, okulumuz bahçesinde solucan gördüklerinde onunla bir oyun arkadaşıymış gibi oynamaya başladılar.

Ormana gidilen günlerde çocukların yaşamış olduğu mutluluk ve heyecan, zamanla öyle büyüdü ki aileler de bu duygulara ortak olmaya başladılar. Orman günü için hazırlıklar büyük bir keyifle yapılmaya başlandı evlerde. Diğer günler okuldan sıkılan, okula gelmek istemeyen çocuklar, orman günü hasta bile olsa gelmek için can atmaya başladılar. Ormanda oynanan oyunlar daha bir eğlenceli gelmeye başladı çocuklara. “Susun, konuşmayın, koşmayın, durun, yapmayın, oturun…” komutlarının bolca verildiği sınıflardan uzaklaşan çocuklar; hiçbir kısıtlama olmaksızın ormanda öğrenmenin, keşfetmenin, inceleme ve araştırma yapmanın sonsuz zevkini tatmış oldular.

Bu projede, öğrencilerimizde yaşanan olumlu değişimi, gelişmeyi gördüm. Onların hevesle, doğada keşfederek, rahat bir ortamda, kitaplar olmadan, yazmadan, çizmeden bir sınıfın içindekinden daha çok şey öğrendiklerini gördüm.

Öncelikle özgüvenleri gelişti. Açık alanda yaşam becerileri gelişti. Öğrencilerimize açık havada daha fazla zaman geçirme fırsatı sunarak onlara problem çözme, işbirliği içinde olma, eleştirel düşünme, kendini ifade edebilme gibi sosyal ve zihinsel alanda gelişimlerine destek olduğumuzu gördüm.

Ormanda farklı hayvanlar ile tanışma, çadır kurma, kamp ateşi yakma, ormanda doğayı resmetme, kozalak ve meşe palamudu toplama, bunlarla matematik yapma, yapılan etkinliklerden sadece birkaçı.

Okula başladıklarında palamudun, kozalağın ne olduğunu bilmeyen çocuklar; şimdi palamudu ormanda görünce toplayıp okula getiren ve fen, doğa merkezine yerleştiren, onunla etkinlikler hazırlayan küçük kâşifler oldular.

Kısacası Okulum dışarıda, bugün öğrencilerim kadar beni de heyecanlandıran bir projedir. Orman günlerini öğrencilerimle ve diğer zümre arkadaşlarımla iple çekiyoruz.

İyi ki bu projede var olmuşum. İyi ki orman okulu var. İyi ki ormanı iple çeken öğrencilerimiz ve velilerimiz var…

Özellikle iki yıl orman okuluna devam eden öğrencilerimizde gözle görülür olumlu gelişmeler olmuştur. Yine öğretmenlerimizin ortak kanaatlerine göre şu alanlarda orman okulunun çok olumlu katkıları olduğunu söyleyebiliriz.

Fiziksel Olarak: Çocukların sağlıklı bir beden, daha güçlü, daha esnek ve daha çevik bir vücut yapısına sahip olduklarını söyleyebiliriz. Ormanda yapılan etkinliklerle kavrama, tutma becerilerinin geliştiğini de ayrıca söyleyebiliriz.

Duygusal Olarak: İnsan doğadan uzaklaştıkça kendisini daha mutsuz hisseder. Doğa ile insan arasında çok güçlü bir bağ vardır aslında. Doğa; insanı iyileştirir, huzur verir. Doğa ile aramızdaki bağ güçlendikçe biz de güçleniriz, köklerimiz daha sağlamlaşır. Hayata daha güçlü sarılırız. Çocuklar; ormanda kendilerini çok iyi hissettiler, sakinleştiler. Birçok hiperaktif öğrencimiz bile ormanda o kadar sakinleşti ki görmeliydiniz. Toprağın iyileştirici gücünü tekrar keşfetmek çok güzeldi. Yine çocuklar doğada saygı duymayı öğrendiler. Çevreye, bitkilere, ağaçlara, küçük canlılara karşı daha saygılı olmayı, onlarla iletişim kurmayı öğrendiler.

Zihinsel Olarak: Ormanda karşılaştıkları her sorun onların problem çözme becerilerini, iş birliği yapmalarını, akıl yürütmelerini geliştirdi. Hayatın her zaman dümdüz yolda yürümek olmadığını, bazen engellerin de olduğunu gördüler. Çevrelerindeki her malzemenin aslında bir oyunlaştırma aracı olabileceğini, bir av malzemesi ya da yapı malzemesi olabileceğini öğrendiler. Birbirinden farklı bitki ve hayvan türlerinin adlarını, özelliklerini öğrenmek onların zihinlerini geliştirdi. Kelime dağarcıkları, ifade becerileri de gelişmiş oldu böylece.

Sosyal Olarak: Soğuk, yağmurlu, ıslak, çamur demeden her hava şartında oyunlar oynanabileceğini, bazen bir su birikintisine basmanın tarifsiz bir eğlence olduğunu keşfettiler. Hafif rampa bir yerden kaymanın, çimlerin üzerinde yuvarlanmanın, çamurda iz bırakmanın ne kadar da keyifli oyunlar olduğunu yaşamış oldular. Düştükleri zaman koşup birisinin kaldırmasını beklemek yerine, kendi kendine ayağa kalkmayı, kalkamadığında yardım istemesi gerektiğini öğrenmiş oldular. Küçük detayları bile zamanla fark etmeye başladıklarına şahitlik ettik. Fırsat verildiğinde ne kadar iyi birer gözlemci olduklarını görmüş olduk çocukların.

Sürekli oyuncak alındığı için kendi oyuncağını yapma fırsatı bulamayan çocukların, aslında oyuncak bulma ve yapma konusunda ne kadar da üretken olduklarını görme imkânı bulduk. Ağaç kabuklarının, yaprakların, dal parçalarının, kozalakların, taşların, küçük bir su birikintisinin nasıl da harika oyuncaklara dönüştüğüne şahit olduk.

Duyusal Olarak: Özellikle dinleme, dokunma, hissetme, görme, koku alma duyularının gelişimine katkı yaptığı görülmüştür orman etkinliklerinin. Bazen kuş sesini duymak için hiç ses çıkarmadan sessizce bekleyen çocukları görürsünüz. Rüzgârı yüzlerinde hissederler. En küçük canlıları mercek yardımıyla görmeye çalışırlar. Bazen seslerini duyurabilmek için avazı çıktığı kadar bağırabilirler. Şarkı söyleyenlere rastlarsınız bazen ormanda. Çünkü her çocuk özgürdür. Canı ne yapmak isterse onu yapar. Orman okulunun duyusal açıdan çocukların gelişimine oldukça olumlu katkısı olduğunu da söyleyebiliriz.

Okulum dışarıda projemizi, velilerimizin desteği olmasaydı sürdüremezdik hiç şüphesiz. Onların olumlu geri bildirimleri, hem öğretmenlerimizin hem de diğer uygulayıcıların motivasyonlarını sürekli canlı tutmuştur. Velilerimiz, özellikle doğayı, kitaplardan değil de bizzat doğanın kendisinden öğrenme imkânı verilmesinden dolayı çok mutluluk duyduklarını ifade etmişlerdir.

 

Doğanın çocuk gelişimindeki muazzam yerini gösteren araştırmaların da ışığında, günümüzde popüler olan (Keçem, Montessori, Reggie gibi) birçok erken çocukluk eğitim modeli doğayı müfredatlarının ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyorlar.

Doğanın öneminin farkında bireyler olarak çocuklarımızı bu kritik çevresel uyarandan mahrum bırakmamak için bazı önlemler almamız gerektiği ortada. Şehir ve betonla çevrili yaşantılarımızda doğayı çocuklarımızın hayatına dahil etmek aslında çok kolay;

 

Doğa ile temas halinde olmanın çocuk gelişimindeki faydaları sadece bilişsel alanda sınırlı kalmıyor. Bu çocukların fiziksel olarak daha aktif oldukları, beslenme konusunda daha bilinçli hareket ettikleri ve akran ilişkilerinde daha saygılı oldukları da araştırmaların bulguları arasında. Tarım faaliyetlerine katılıp, kendi yetiştirdikleri ürünlerle beslenen çocuklar hayatları boyunca daha sağlıklı beslenme eğilimleri gösteriyor. Obezitenin kontrolsüz bir şekilde artmakta olduğu günümüz dünyasında doğanın önemi daha da öne çıkıyor. Doğa uyku sorunlarına da iyi geliyor. Çocukların piknik dönüşü araçta uyuyakalmaları bunun en iyi göstergesi. Bir araştırmaya göre, evleri doğaya yakın çocukların kaygı ve depresyon yaşama ihtimali diğerlerine göre çok daha az. Doğada, sınırları genişletilmiş özgür oyun oynama fırsatı bulan çocuklar daha mutlu, daha zeki, daha sosyal ve daha sağlıklı oluyor. Doğa aynı zamanda çocukta öz disiplinin gelişmesini sağlıyor.

 

Araştırmalara göre doğaya yakın yaşamak, manzara izlemek ve doğa ile günlük temas kurmak zeka ve odaklanma üzerinde olumlu etkiler yapıyor. Doğayı okul müfredatının bir parçası olarak kullanan okulların matematik, sosyal bilimler, bilim ve sanat alanlarında diğerlerine kıyasla daha başarılı olmaları bunun bir kanıtı.

 

Düzce Özel Doğuş Ata Koleji Anaokulu

Kurucusu Serap Turandan Eğitimde yeni nesil okul; Okulum dışarıda projesinin Düzce’de ilk ve tek mimarından ormanın çocuklar üzerindeki etkileri ve önemi hakkında  eğitime dair herşey

Biz, bu düşüncelerle, okulum dışarıda projesi ile çocuklar için kurduğumuz okulumuzun eğitim hayatında bir değişim yaratmasının heyecanı içinde, yenilikçi, yaratıcı ve deneyimli bir ekibiz.

Bu haber 654 kez okundu.
Düzce Yerel - 12:14 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

REKLAM ALANI

28 Kasım 2022 PAZARTESİ
10°
  • SAL 15.8°
  • ÇAR 16.2°
  • PER 18.0°

YAZARLARIMIZ

  • BAHANELER BİZİ ARTIK OYALAMIYOR

    AHALİ’nin geçtiğimiz sayısında gündeme getirdiği  ‘Konuralplilere ceza mı veriliyor? Yıkılıp yıkılıp yerine bir şey yapılmayan tek yer” başlıklı haberimize, Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Hüdaver Gösterişli sosyal medyasından cevap verdi. Gösterişli’nin verdiği cevap aslında yazdıklarımızla gündeme getirdiğimiz  Konuralp’in bu güne kadar nasıl unutulduğu ile ilgili haberimizi doğruluyor. Yıkıldı ve yapılmadı dediklerimizin aslında yapılmadığını zaten Başkan Yardımcısı […]
  • Keşke corona iyileştirse dünyayı

    Hayatımızda daha önce ancak hayal ürünü filmlerde gördüğümüz sahnelere rastlıyoruz  gündelik haber bültenlerinde artık. Ancak mikron ile ölçülebilen mikroskobik bir virüs dünyamızı altüst etmeye yetti. İnsanoğlunun ulaştığı teknoloji, ilim, bilim çaresiz ve herkes şaşkın. Sarsıntı geçiriyoruz, sarsılıyoruz. Sars virüsü bile böyle sarsamamıştı bizi. Nasıl normalleşeceğiz, nasıl devam edeceğiz, bilmiyoruz.   Dünyanın iyileşmeye ihtiyacı var acilen. […]
  • Hayatından seni üzerleri çıkart..

      Bütün problemlerime minnettarım. Her birinin üstesinden geldikçe güçlendim  veya öyle hissediyordum kendimi bir nevi ödüllendiriyordum belkide.ve şimdi olumsuzlukları yenmek  için daha da güçlüyüm söyleyip zorluklarla gelişmeye  böyle kararlıyım. Her zaman içinizden geçirin kendimi geçmiş için affediyorum ve kalbimi ileriki tüm güzel şeylere açıyorum. Hayatımdaki en güzel insanlar yenilgiyi acıyı yaşamış dipleri görüp te kendi […]
  • İSRAF EKONOMİSİNİN SONUÇLARI!

    Görevim nedeniyle bulunduğum bir kentte, eşyalarımı taşıyıncaya kadar kuruma ait misafirhanede kalıyordum. Ayrılırken indirimli tarifeye göre ücreti ödedim.  Misafirhanede devlet yöneticileri diye tanıttıkları insanlar geliyordu. Misafirhanenin 60 kişilik kapasitesi vardı. Akşamları 20 civarında insan yemek yiyordu.  Her gece ortalama 10 kişi konaklıyordu. Yetkililerle sohbet ederken burası kışın böyle, yazın ise tam doluyor dediler.  Ben muhasebeci […]
  • BU FUTBOLCULAR İSTERSE ŞAMPİYON OLURUZ

    Düzcespor deplasmanda Siirt İl Özel idaresi sporla karşı karşıya geldi ve 1-0’lık mağlubiyetle sahadan ayrıldı. Düzcespor geçen hafta Silivri karşısında son 15 dakikalık oyunu ile 3-0 rakibini yenerek çıkış sağlamış. Bu hafta nasıl oluyor da 1-0 mağlup olabiliyor anlamıyorum!! Şampiyonluk isteyen bir il, şampiyonluk için transferlerin en iyisini yapmaya çalışan yönetim kadrosu varken futbolcuların   hiçbir […]
  • DÜZCE’DE KURUTULDU!

    Düzce’nin arboretum’u olarak kabul ediliyordu Arboretum ise “çok çeşitli ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, bu amaçla özel olarak hazırlanmış botanik bahçesi.” anlamını taşıyor. Düzce merkezde Milli Eğitime bağışlanan İnönü parkı olarak yıllardır hizmet veren park son dönemde Düzce’de başka yer yokmuş gibi millet parkı aşkı ile adete katledildi.İ nönü partı olarak hizmet verirken Düzce’de ilk kurulan […]
  • Yeni Dönem Öcü Facebook

    Biliyorsunuz, özellikle internetin gelişmesi ile son dönemde sosyal medya platformları hayatımızda önemli bir yer tutmayaa başladı. Twitter özellikle yeni neslin aktif olarak kullandığı bir mecra oldu. Hoş son dönemde troller daha çok kullanarak halkı manipüle etmeye başlasalarda, neyse o da ayrı bir konu. Twitter içinde her şeyi ve her bilgiyi bulabilmeniz ise talebi de arttırıyor. […]
  • İZLER KARIŞTI…

    Bugün size yine ekonomi üzerine bir şeyler yazmak isterdim.   Unutkan bir Millet olduğumuzdan, 20 yıldır bizi yönetenlerin nasıl “U” dönüşü yaptığını hatırlatmak için bu makalemi yazdım. Biliyorum ki “Unutursak ve uyursak Millet olarak Ölürüz…”   Bir atasözü vardır herkes bilir.. “AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI..”   Son günlerde ülke gündeminde izler öyle karıştı ki, […]
  • Raif YILMAZ
    Emekli Kurmay Albay
    4 MAKALE YAZDI

    ALMANYA VE HİPERENFLASYON

    Hiperenflasyon, paranın değerinin yitirildiği en şiddetli enflasyon biçimidir. Hiperenflasyon, enflasyonun yılda yüzde 200 sınırını aştığı anlardaki halidir. Dörtnala Enflasyon olarak da adlandırılır. Paranın değerinin yitirdiği en şiddetli enflasyon biçimidir.Devletlerin bütçe açığını kapatmak amacı ile gereğinden fazla , kontrolsüzce para arzında bulunmaları ana nedendir. Hiperenflasyon döneminde kişiler kendilerini enflasyonun etkisinden korumak için yabancı para tutmaya başlarlar. […]
  • AKÇAKOCA’DA LENİN: ‘BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ’!

    17 Temmuz 1993 tarihinde Lenin’in ağaç büstünün Akçakoca sahillerine vurmasının üzerinden geçen 29 yılın sonunda belediyenin bodrumunda muhafaza altına alındığı ileri sürülen büstün aslında kaybolduğu ortaya çıktı. Böylelikle, büstün sahile vurduğu dönemde belediye başkanı olan Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP)’li baba Hüseyin Yanmaz’la başlayan ‘büst hikâyesi’, şimdiki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’li belediye başkanı oğlu Okan Yanmaz’la […]
  • İÇİMDEN GELDİ

    Şöyle samimi, şöyle içten, candan bir şeyler söylemek geldi bugün içimden. Hem de öyle ki, yerelde ve ulusalda, hatta dünya genelinde yaşanan kavgalara, küslüklere, anlaşmazlıklara inat, sevginin samimiyetinden bahsetmek, sevgiyi konuşmak geldi içimden. Karşılık beklemeden, çıkar gözetmeden sevmek, hem de öyle sadece eşini, dostunu, yakınlarını değil, hayatına iyi ya da kötü bir şekilde girmiş bütün […]
  • Ahali’nin maarifi

    Kıymetli okurlar, Öncelikle yerel basınımızda önemli bir yer tutacağına inandığım Ahali Gazetesi’nin Düzce’mize hayırlı olmasını diliyorum. Basın elbette demokrasimizin, siyasi ve ictimai hayatımızın çok önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda bizlerde Ülkemizin ve İlimizin eğitimdeki durumu, dünü, bugünü ve yarını ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi, siz kıymetli Ahali okurları ile bu köşede paylaşacağız. Daha ilk sayısında […]
  • FARUK & MEHMET

    Buluşmuşlar, Beraber yemek yemişler, Yedi buçukta başlayan görüşme onbir buçukta bitmiş. İnsan sormadan edemiyor, Ne konuştunuz dört saat boyunca acaba? Bunca olaylar yaşandı. Siyasi kavgalar oldu. Taraf tarafa maçlar, ankaraya şikayetler, adam indirmeler, adam bindirmeler, neler, neler. Demek ki, bütün olanlar yalandı, manasızdı. Öyle ya oturup hiçbir şey olmamış gibi yemek yeniliyorsa, yaşananların tümü yalan […]

HABER LİSTESİ

  • 01
    DÜZCE’DE OKULLAR 5 ARALIK’A KADAR TATİL EDİLDİ!
    Düzce Valisi Cevdet Atay, il genelinde eğitim ve öğretime 5  Aralık’a kadar ara verildiğini açıkladı. Twitter hesabından paylaşımda bulunan Vali Atay, Sevgili öğrenciler, 5 Aralık’a kadar il genelinde tüm eğitim kurumlarında eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Bu süre zarfından kamuda çalışan engelli ile hamile personel de idari izinli sayılacaktır ifadelerine yer verdi.
  • 02
    SOYLU; VATANDAŞLARIMIZIN TRAVMAYI ATLATAMADIKLARINI GÖRDÜM!
    Düzce’de 23 Kasım’da meydana gelen 5,9’luk  depreminin ardından bu güne kadar 317 artçı deprem meydana geldiğini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ”depremin hemen ardından Düzce’ye geldim. 17 Ağustos ve 12 Kasım’ı yaşayan Düzce halkının  hala o günkü travmayı atlatamadıklarını gördüm. Bunu açıkçası beklemiyordum. Vatandaşlarımızı ziyaret ettiğimde  yeni bir deprem olur mu endişesi içerisinde olduklarını gördüm.” […]
  • 03
    ÇADIR KENTTE YANGIN ÇIKTI; İKİ KİŞİ YARALANDI!
    Düzce’de depremzedeler için kurulan çadır kentte yangın çıktı. Olay, Millet Bahçesi içerisinde bulunan çadır kentte meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, depremzedeler için kurulan çadırların birinde tüpten yangın çıktı. Durumu fark eden sağlık ve polis ekipleri hemen alevlere battaniye ve yangın tüpleri ile müdahalede bulundu. Alevler yükselmeye devam edip çadıra sıçradı. Ekipler, diğer çadırlara alevlerin ulaşmaması için, […]
  • 04
    ESKİ BİNALAR ÖMRÜNÜ DOLDURDU!
    3. kez deprem yaşayan Düzce’de, 3 depremi de yaşamış ve ayakta kalmış binalar artık zamanını doldurdu, görevini tamamladı. 17 Ağustos depreminde 7.6, 12 Kasım depreminde 7.2 şiddetindeki sarsıntıları yaşayıp hasar alan eski binalar, o dönemin şartlarında güçlendirildikten sonra 23 yıldır hala ayakta kalmayı başarmıştı. 22 Kasım akşamı 5.9 şiddetindeki depremi de yaşayarak ayakta kalan bu […]
  • 05
    DEPREMDE AĞIR HASAR GÖREN SARIDERE CAMİİ YIKILIYOR!
    Düzce’de meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde hasar gören Sarıdere Köyü Camisi yıkılıyor. 1987 yılında inşa edilen cami 2 deprem görürken, son depremde ağır hasar almıştı.   Düzce’nin Gölyaka ilçesinde depremde hasar gördüğü için ibadete kapatılan Sarıdere Köyü Camisi’nin yıkılmasına başlandı. İl Özel İdaresi ekipleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin 24 Kasım’da yıkım […]