Güncel

EY OĞUL…..

Osmanlı Türk Devletinin manevi kurucularından Şeyh Edebâli’nın Osman Gazi ye vasiyeti ne idi biliyor musunuz?.  Hemen yazayım sevgili dostlar….. Bilenler tekrar sindirerek okusun, bilmeyenlerde öğrensin ki Devlet nasıl olunur ve..

EY OĞUL…..

Osmanlı Türk Devletinin manevi kurucularından Şeyh Edebâli’nın Osman Gazi ye vasiyeti ne idi biliyor musunuz?. 

Hemen yazayım sevgili dostlar….. Bilenler tekrar sindirerek okusun, bilmeyenlerde öğrensin ki Devlet nasıl olunur ve o devlet nasıl yıkılır…

Ve ondan sonrada şu anki liderlerimizin özellikleri acaba bu vasiyet maddelerinin kaç tanesine uyuyor bunu tahlil edelim…..

 

Ey Oğul,
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölür.


Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, amma, bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen, öfken ve nefsin bir olup aklını yener, sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.


Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.


Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.


Bütün fethedilmemiş sırlar, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet ve gayretinle gün ışığına çıkacaktır.


Ananı, atanı say.
Bereket büyüklerle beraberdir.


Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.


Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme.


Sevdiğin yere sık gidip gelme, itibarın kalkar, muhabbet olmaz.


Üç kişiye acı: Cahiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene, hatırlı iken itibarını kaybedene.


Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğun mücadelenden korkma.
Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler…

 

Millet olma şuuru ve inancı ile harman olmuş bir medeniyet işte bu öğütle uzun yıllar dünyaya hükmetmiş. Ne zamanki Millet olma özelliğini kaybetmiş, en önemlisi Türk Töresini kaybetmiş ve dinini sahtekârların eline teslim etmiş, işte ondan sonra bu dünyadaki devletlik hayatını bitirmiş.

Anlayacağınız Liderlik o kadar basit, o kadarda ucuz değilmiş…….

 

Evet, sevgili okurlar,

Şu anki liderlerimizde halkına zulüm var, ne olacağım değil de ne oldum havası var. Sabır ve sebat zaten hak getire.

Ananı atanı say öğüdüne izafeten “ananı da al git” diyebiliyorlar.

Siyaset arenasında ise kalp kırma var, seçmenini küçük görme var. Hatta birbirlerine en çirkin küfürlere bile tevessül edilebiliyorlar. Oturaklık ve ağırbaşlılık ise maalesef rahmetli oldu. Öfkesi ve nefsi bir oldu ve aklını yendi.

Şuursuzca verilen beyanatlardan anlaşılmıyor mu bunların nefislerine ve öfkesine akıllarının yenik düştüğünü.

 

Bize okuldayken bir şiir ezberletmişlerdi, yarı şaka yarı ciddi. Ama düşündüren bir şiirdi bu. Bir yabancı düşünüre mal edilir bu şiir.

 

Eskiden Osmanlı idi adınız,

Şekerden baldan tatlı idi tadınız.

Önce Müftü’nüz bozuldu, sonra Kadı’nız.

Kabak kadarda kalmadı tadınız………

 

Bu şiir o zamanlar söylenmiş ama bunu şu anki siyasi otoriteye de uyarlayabiliriz. Her şeyimiz bozuldu. Tadımız kalmadı, şevkimiz kalmadı, şansımız kalmadı hatta aklıselim düşüncemiz kalmadı.

Gülüşlerimiz sahte oldu, övgülerimiz sahte. Yalanların bile kılıfı olurdu, şimdi kılıfsız yalanlar havalarda uçuşuyor.

Şeyh Edebali’nin Osman Gaziye vasiyetini içimize sindirerek bir sefer daha okuyalım.

Kendi nefsimizi de hesaba çekerek.

Sonra başımızı avuçlarımızın arasına alarak, bu özelliklere haiz bir lider düşünelim.

Öfkesini yenen, adil ve inançlarını ihtiraslarına alet etmeyen, hatta köprüden geçerken ayıya dayı demeyecek bir lider bulun. Gerçekleri ve acıları tüm çıplaklığı ile söyleyen.

 

Neden mi?.

Çünkü Türk milleti bıktı artık kandırılmaktan, sürekli çile çekmekten ve aşağılanmaktan  ve de sömürülmekten……

 

 

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL