Düzce Yerel

1.YIL…

Tamda bir Cumhuriyet Bayramında ilk baskımızı yapmıştık Düzce AHALİ olarak.. Ve yine bir Cumhuriyet Bayramına yetiştik… 98 yıl oldu her türlü dâhili ve harici bedhahlarımıza rağmen.. Ve hep içimizdeki vatan..

1.YIL…

Tamda bir Cumhuriyet Bayramında ilk baskımızı yapmıştık Düzce AHALİ olarak..

Ve yine bir Cumhuriyet Bayramına yetiştik…

98 yıl oldu her türlü dâhili ve harici bedhahlarımıza rağmen..

Ve hep içimizdeki vatan sevgimizi,

Gazi Mustafa Kemal Atatürk saygımızı yineleyerek.

İnşallah kıyamete kadarda sürecek bu sevdamız.

 

Âşık Zevraki’nin bir sözü geldi birden aklıma,

NASIL KURTARILDIĞI UNUTTURULAN BİR ÜLKENİN,

MÜDAFAASIDA MÜMKÜN DEĞİLDİR…

 

“Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz…” dan nerelere geldiğimize hepimiz şahit olduk.

Türkiye Cumhuriyetini kuran asli unsur olan Türkler için, “Türklüğü ayaklarımın altına aldım..” diyen mi istersiniz, ANDIMIZ için “Ben her sabah Türküm, Doğruyum demek zorunda mıyım..” a evrilen bir hezeyan fırtınasının içinde ve kendi vatanında bunun müdafaasını yapmanın zorluğunun farkındasınız umarım.

 

Baksanıza, biz geçmişimiz ve tarihimizi çakma televizyon dizilerinden öğrenirsek ve oralardan esinlenen bir hayatı yaşarsak. Kurtuluş Savaşı ve Büyük Taarruzu bu nesile nasıl anlatırız. Nasıl anlatırız bu gençlere Büyük taarruzdaki Türk ordusunun %30 nun kaçtığını ve okullarda “Andımız okutulmasın” diyenlerinde oranı %30 olunca ister istemez bir tereddüt yaşadığımızı.

 

“Bu Vatan bize miras değil emanettir..”

Biz dedelerimizden aldığımız emaneti gelecek nesillere nasıl emanet bırakıyoruz telaşı hiç olmuyor mu sizde de?.

Elbette ki oluyordur….

 

Beni en çok üzen ve sinirlendiren,

Bayram etkinliklerinde devlet ricalinin Anıtkabir ziyaretlerinde tören alanına seçmece gazete muhabirlerinin alınması.

Diğer gazetelerin ve televizyonların tören alanına sokulmaması.

Halk ziyaretinde ise ne bir gazete nede bir televizyonun görüntü almalarının yasaklanması.

 

Bu korkunun sebebi ise,

Bu ülkenin vatansever halkının ATASINI ziyaretindeki o kalabalıklığın üzerinin örtülmesi. Kendi mitinglerindeki toplama kalabalığın olmaması. Yoğun bir halk kitlesinin hiçbir zorlama olmadan, sadece sevgi ve saygıdan ötürü ATASINI ziyaret etmesinin kıskançlığı..

 

Yapmayın bu kadar ne olur.

Siz ne kadar yasaklasanız da ülkenin her yerinden vatandaşlarımızın akın akın gelmesini engelleyemezsiniz.

ATATÜRK sevgisini ne kadar yasaklasanız da bu ülkenin halkının gönlünden söküp atamazsınız.

Milli Eğitim ile ne kadar oynarsanız oynayın, bu ülkenin gençlerini kendi tarihinden ve geçmişinden koparamazsınız. Daha da katmerleştirirsiniz…

 

Bakın bu sene Cumhuriyet Bayramımız Cuma Gününe denk geldi. Yine Cuma Hutbelerinde Atatürk ve Silah arkadaşları yâd edilmedi. Bu ayıpta size yeterde artar bile.

 

Nedir sizdeki bu ülkenin kurucularına olan düşmanlık, nedir bu kıskançlık.

Eğer o koltuklarda oturuyorsanız ve oturduğunuz yerin kaymağını yiyorsanız bunu Atatürk ve silah arkadaşlarına borçlusunuz.

Hiç öyle kahraman bir komutan edası ile kibirlenmeyin.

Beceremezsiniz onun ve arkadaşlarının bu ülke için yaptıklarının yanından bile geçemezsiniz. 20 yılda ancak bitirebildiniz onların 3-5 yılda yaptıklarını.

 

Evet, sevgili okurlar..

Allah bizi bu muazzez dini siyaseten kullananlardan,

Ve bu kutsal vatan topraklar üzerinde beslediğimiz dahili ve harici bedhahların şerrinden korusun..

98.cü yıldönümünü kutladığımız CUMHURİYETİMİZİN kıyamete kadar baki kalması dileği ile Ülkemin tüm vatandaşlarımızın CUMHURİYET BAYRAMINI kutlarım..

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL