Güncel

İyi de ben zaten 50 Liralık benzin alıyorum…

Nasıl başlık ama.. güzel değil mi? 86 milyon nüfusa ve bir çok etnik gruba sahip canım ülkemde yapılan sokak röportajlarından birinde geçen cümledir bu. Dolar  ve Euro artmış dediğinizde ilk..

İyi de ben zaten 50 Liralık benzin alıyorum…

Nasıl başlık ama..

güzel değil mi?

86 milyon nüfusa ve bir çok etnik gruba sahip canım ülkemde yapılan sokak röportajlarından birinde geçen cümledir bu.

Dolar  ve Euro artmış dediğinizde ilk akla gelen savunma cümlesidir aynı zamanda. Petrolü satan ülkelerin, ürünleri değer kaybetmesin diye aldıkları ve global olarak geçerliliği olan, ürünlerinin değerini korudukları para birimidir dolar. Petrolün varili dolar cinsinden dünya piyasasına çıkar ve satılır. Yine özellikle üretim yapan firmaların kullandığı ham maddelerde yine Dolar ve Euro üzerinden fiyatlandırılır ve sizde aracı firmaya ya da şirkete ödemenizi yine bu para cinsinden yaparsınız.

Kısacası 1 birim 1 dolara eşit ise ve dolar ocak ayında olduğu gibi 5,96 iken, 1 birim 5,96 Türk Lirasına eşittir. Tarihler Ekim ayını gösterdiğinde ise artık sizin 1 birim ürününüzün liste fiyatı değişmediği taktirde ise dolar 7,80 tl olduğu için ürününüz pahalılaşmıştır.  İşte arada ki %23 fark ise sizin 50 tl ye aldığınız benzindeki azalan kısımdır. Kısacası sadece 2020 yılında 1 depo benzin aldığınızda arabanızı hiç hareket ettirmediğiniz halde, çeyrek deposunun uçtuğunu düşünün. Üzücü değil mi? Eğer körü körüne birine ya da bir davaya bağlı değilseniz gerçekten çok üzücü.

Bir de ben dolar almazsam Amarika kime doları satacak cümlesi var son dönemde sosyal medyada gezen. İhracatın azaldığı, ithalatın arttığı, borsadan yabancı sermaye sahiplerinin gittiği, karşılıksız paraların basıldığı ve manüpilasyonların arttığı bir ortamda, dövizdeki artışın sadece Ahmet abin aldığı 100 dolar a bağlayan bir düşünceyi kabul etmek gerçekten çok zor. Bir başka örnek vereyim, son sayıştay raporunda açıklanan rakamlara göre geçmeyen her araca 37.8 dolar garanti verilen Osmangazi Köprüsü için Hazine ilk 6 ay için, 1 milyar 750 milyon liralık ödeme yapacağı belirtilmiştir. Yani milletimiz için, Devletimizin yaptırdığı köprüleri inşa eden firmalar bile kendilerini güvene almak için dolar ile garanti ücret anlaşması yapmışlar ve buna da onay almışlardır. Tabi son alınan torba yasa kararı ile artık bu bilgilerde halktan gizlenecek o da ayrı bir konu. Aynı bizden gizlenen ama DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ile paylaşılan korona virüs VAKA sayısı gibi.

Sonuç olarak artık globalleşen bir dünyada, eğer borçlandığınız döviz cinsinden para basamıyorsanız, (ki bu kanunlar nezdinde kalpazanlığa girer) o zaman  borcunuz kadar dövizinizin kasanızda olması gerekir. Eğer yoksa ve ani artışlardan kaynaklı, ateş düşürme çabaları ile Merkez Bankası Rezervleri de günden güne eriyorsa, işte o zaman demek ki bir yerlerde hata var.

Unutmayın ki, maaş alırken, cep telefonu alırken, aracınızı otoparka koyarken ve daha sayamayacağım bir çok alanda verdiğimiz vergilerimiz, aslında Dünyanın geçtiği zor dönemde, kaybolan zamanınıza eşittir. Nasıl yani derseniz, her vatandaşın vermekle yükümlü olduğu vergilere rağmen artan borç, kaybolan paradır. Ve aslında kaybolan para değil kaybolan zamanınızdır, emektir.

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL