Düzce Yerel Gündem

O AĞAÇLAR ….

Her şey ne kadar güzel başlamıştı halbuki 2019 yılında Düzce’de de.. Bir önceki hükümette bakanlık yapmış ve Ankara’da ağırlığı olduğunu düşündüğümüz, yıllardır bürokrasinin içinde ve devlet terbiyesi almış Sn. Özlü,..

O AĞAÇLAR ….

Her şey ne kadar güzel başlamıştı halbuki 2019 yılında Düzce’de de.. Bir önceki hükümette bakanlık yapmış ve Ankara’da ağırlığı olduğunu düşündüğümüz, yıllardır bürokrasinin içinde ve devlet terbiyesi almış Sn. Özlü, partisi tarafından Düzce Belediye başkan adayı olarak görülmüştü. Sonrasında MHP ‘layık olduğu başkan adaylığını, partisi tarafından uygun görülmeyen Sn Kasapoğlu, Faruk Bey’in güzel bir hamlesi ile başkan yardımcılığı için listeye eklenmişti. Benim, Celal Kasapoğlu’nun o dönemde en hoşuma giden tavrı ise, kendisi de şehir planlamacısı olduğu için, adaylık sürecinde hazırladığı şehir plan örneğini MHP Belediye Başkan Adayı Erdoğan Bıyık ‘a vermesi olmuştu.

Ama maalesef hayat matematik değildi, 1+1 her zaman 2 etmiyordu…

Öğle saatlerinde Düzce’ye geldim. Buraya her gelişimde ilk işim mezarlığa gidip annemi ziyaret etmek olur. Bahçıvan yanımdaysa ona, yoksa bulduğum pet şişelerden birine su koyup, mezardaki çiçekleri sularım. Kapının girişinde yer alan çeşmenin başında, hemen yanı başındaki ağacın gölgesinde o kısa sürede olsa durup beklerdim, suyun dolmasını. Sağıma bakardım, Sıra sıra ağaçlar yine mezarları ve ziyaretçilerin ektiği çiçekleri o kavurucu ışınlardan korurdu.  Bugün geldiğimde ise gerçekten şok oldum. O güzelim ağaçların hepsini acımadan, içleri sızlamadan kesmişler. Ortalık Orman İşletme Bölgesi gibi. Her yerde yapılan bu katliamın izi var.. Gözlerim doldu yemin ederim. Nasıl bir vicdan o ağaçları yok etme onayını verdi, hangi eller titremeden o ağaçları kesti ve Düzce nasıl ayağa kalkmadı anlamış değilim.

Daha mezarlık müdürlüğünün tek işinin bayram öncesi ot kesmek, bir de arada karoları dizmek olduğunu düşünenlerin, mezarlara giden kökleri dert ederek, koca ağaçları kesmesini ise ne aklım ne hayalim almıyor.

Bu iş ne kadar basit ya sizler için. Kargaların kakası arabaları kirletiyor, o zaman tünedikleri ağaçları keselim, aman Avni Akyol parkındaki işletmelerin tabelaları( ki onlar da tarihin tozlu raflarında yerlerini aldılar, bilmem anlatabildim mi?) görünmüyor diye ağaçları budama bahanesi ile canlarına okuyalım, kuruyunca da keselim. İnönü parkını işletme ihalesini alanlar( ki artık o işletme de yok) daha fazla alana sahip olsunlar, abidik gubidik lunapark kurabilsinler diye ağaçları keselim. Fidanlık bölgesine hastane yapalım…

Şimdide Cedidiye Cami alanını düzenleyecekler diye oradaki ağaçlar kesildi. Açıklama daha içler acısı. Efendim tek düzen tabela uygulamasına geçilecekmiş, dükkan önündeki ağaçlar bu uyumu bozuyormuş. Bu düzene uygun yeni ağaçlar dikilecekmiş.

Ya siz ya gerçekten safsınız, yada bizim aklımızla dalga geçiyorsunuz. Ağaç bu ağaç.. kaç yılda kesilen ağacın haline gelecek o fidanlar? Yerine dikilecek olan fidanların kurumama garantisi var mı? O kesilen ağaçların yerine dikilecek olan ağaçların maliyeti, bu borç batağında olan belediyede nasıl bir yük oluşturacak bana söyleyin ya?

Sonra Düzce de hava kirliliği arttı. Ağaç mı bıraktınız havayı temizleyecek? İnceliyoruz, araştırıyoruz çözüm bulacağız. Hedef ne çözüm için? Cumhurbaşkanının bahsettiği 2053 mü, yoksa 2071 mi?

Düzce merkez çok sıcak yahu, nefes alınmıyor. Alınmaz tabi. Her yeri mermer yapıp, kalan 10 ağaca da göz dikerseniz, nefes için tüple gezersiniz ileride.

Sözde 2019 yılında ağaçlandırma seferberliği başlamıştı ülkemizde. Hatta en son 11 milyon ağaç kampanyası yapılmıştı. Kimse bu ağaçları görmese de, ne kadarı tuttu, ne kadarı zayi oldu bilinmese de, rakamlara bakıldığında ağaç dikilmiş göründü. Zaten her şeyimiz görüntü.. Hizmetimiz görüntü,  çalışmalarımız görüntü, yandaşlık ta görüntü, sahip çıkmada görüntü…

Bırakın görüntüyü, gerçek icraatlar yapın. Doğaya sahip çıkın. Çünkü şimdi Cedidiye meydanında sahip çıkmadığın ağaç olmadığı için, yazın 40 derece sıcakta, ağacın gölgesinde değil, güneşin alnında namazını kılacaksın. Mezarlıkta ki ağaca sahip çıkmadığın için, annenin mezarını, babanın mezarını, hatta bir gece de cahil kaldığını söylediğin dedenin mezarına gittiğinde, serince duracağın yer bulamayacaksın.

Ve daha hiiiiç bir şeye sahip çıkmadığın sürece, işini Allah a bırakacaksın, ama Allah ın dünyanın düzeni için ilimi yarattığını anlamayacaksın. Yağmurun yağmamasını, ağaçların sayısının azalmasına değil, Rabbimizin cezası sanacaksın. Sel olup kardeşini yuttuğunda, ağaçları kesip fındık diktiğin için suyun tutunamadığını değil,  Yüce Allah ın kıyamet alameti olarak algılayacaksın.

Ve asla suçu kendinde aramayacaksın… İnsanoğlu olarak akıllandığımız da da çok geç olmuş olacak. Beyler, bayanlar koca alana 5 fidan dikip, kalanını beton yaparak bir yere varamazsınız.. Ha varırsınız, ama ancak varacağınız yer ise sadece sonunuz olur, bunu da unutmayın. Ben unutmayacağım çünkü..

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL