Düzce Yerel

ÖZEL DOĞUŞ ATA KOLEJİ

Her geçen gün çocukların doğadan, doğal hayattan, açık havadan, güneşten, sudan ve topraktan biraz daha uzaklaşmaları ve tamamen yabancılaşmaları bazı ebeveynleri, kimi eğitimcileri derin endişeye sevk etmiştir. Özellikle de geleneksel..

ÖZEL DOĞUŞ ATA KOLEJİ

Her geçen gün çocukların doğadan, doğal hayattan, açık havadan, güneşten, sudan ve topraktan biraz daha uzaklaşmaları ve tamamen yabancılaşmaları bazı ebeveynleri, kimi eğitimcileri derin endişeye sevk etmiştir.

Özellikle de geleneksel anlamda açık alanlarda öğrenme eğilimi “Okulum dışarıda” adını verdiğimiz projemiz ile çocuklara doğayı keşfetme, oynama, etrafındaki dünyayı tanıma ve öğrenme, doğa olaylarını gözlemleme imkânı sunmuştur.

Orman okullarında yetişip ilkokula başlayan çocukların sosyal becerilerinin güçlü olduğu, etkin grup çalışması yapabildikleri ve bu çocukların genelde yüksek özgüvene sahip oldukları gözlemlenmiştir. Yine orman okullarında öğrenim gören çocukların ileriki okul hayatlarında çok daha başarılı ve mutlu oldukları gözlemlenmiştir.

 

Okulum dışarıda; çocukların, eğitimciler eşliğinde ormanları ziyaret ederek kişisel, sosyal, büyük ve küçük motor (teknik) becerilerini geliştirdikleri açık hava eğitimleridir, diyebiliriz.

Orman okullarında doğal çevreyi de içine katan, birçok kişisel ve sosyal becerinin geliştirilmesini amaç edinen kazanımları da kapsayan çok yönlü, sarmal ve esnek bir müfredat uygulanır.

Okulumuz müstakil yeşilliğin içinde çocukların ihtiyaç duyduğu her alana sahip eğitimlerinde orman okulu çalışmalarına yer veren bir kurumdur.

 

Okulum dışarıda projesi ile ilgili deneyimlerimizi paylaşmak istiyorum.

Özel Doğuş Ata Koleji Anaokulu

Son yıllarda ana sınıflarındaki ödev miktarı yüzde yüze varan oranda artmış ve çocukların oynaması için ayrılan süre yarı yarıya azalmıştır. Neredeyse hiç açık alana çıkmadan akşam evine dönen yüz binlerce okul öncesi öğrencisinin varlığını biliyoruz. Ve asıl felaket olarak nitelendirilmesi gereken, akademik baskının ana sınıfına kadar inmiş olmasıdır.

Çocuklara yüklenen ders yükü, beni endişelendirmektedir. Velilerin ısrarla yabancı dil, matematik, okuma yazma, satranç, dans, değerler eğitimi vb. gibi derslerin, ders saatlerinin artırılması talepleri de endişelerimizi daha da artırmıştır.

Okul öncesi öğretmenlerimiz ve uzman danışmanlarımızla bu konuları istişare ederek neler yapabileceğimizi uzun uzun tartıştık. Öncelikle çocukların her gün en az bir ders saatini bahçede geçirmelerini ve oyun oynamalarını kararlaştırdık. Her hava şartında çocukların açık alana çıkarılmasının çok yararlı olacağını düşündük ve bunu uygulamaya başladık. Zamanla çok olumlu gelişmeler olduğunu gördük. Çocukların günden güne artan mutluluğu, okula istek ve heyecanla gelmeye başlamaları bizi daha fazla açık hava etkinlikleri yapmaya teşvik etti. Bunun üzerine, acaba çocuklar her hafta ormana götürülebilir mi? Ormanda onların en azından yarım gün geçirmelerine imkân oluşturabilir miyiz? Bu konuda ebeveynleri ikna edebilir miyiz? Ulaşım konusunda nasıl bir çözüm bulabiliriz? Okulumuza en yakın ormanlık alan neresidir? Acaba çocuklar ormanda sıkılır mı? Ormanda tehlikeli bir durum var mıdır? Ve daha birçok soru sorduk.

Bir yandan sorularımıza cevaplar bulmaya çalışırken diğer yandan da orman okulu ile ilgili araştırmalar yapmaya başladık. Bu konuda iyi örnekleri inceledik. Farklı internet sitelerinde bu alanda yapılan çalışmaları inceleyip videoları izledik.

Bütün bu araştırma ve inceleme döneminin ardından okulumuzda “Okulum dışarıda”projesini başlatmaya karar verdik. Ormanın o muazzam iyileştirici gücünden çocuklarımız daha fazla yararlanmış olurlar diyerek yola çıktık. Şimdi bu konuda adım adım neler yapıldığını anlatmaya çalışacağım.

Önce yakın bölgemizdeki ormanlık alanlarla ilgili bir keşif çalışması yapıldı. Bu konuda okula yakınlık, güvenlik, ağaç ve bitki çeşitliliği, arazi yapısı vb. açılardan değerlendirmeler yapılarak her yönden en uygun ormanlık alanı belirledik. 15 dakikalık bir mesafede olması; içerisinde baraj göleti, yürüyüş parkuru, ip parkuru, deresi, köprüsü, ağaçlık olması, hayvanların olması gibi etkinlik alanlarının bulunmasının yanı sıra güvenlikli ve bakımlı bir orman olması tercih edilmesinde en büyük etkenler olmuştur.

Orman okulunun olmazsa olmazı olan mekân seçiminin ardından diğer çalışmalara ağırlık verildi. Önce bir program oluşturuldu. Bu programın genel hatları şöyleydi: Her hafta çarşamba günü belirlenen ormana gidilerek orada program dâhilinde aktiviteler yapılacak. Hava şartlarında olağanüstü bir durum olmadığı müddetçe programa uyulacak. Öğrencilere hava şartlarına uygun kıyafetler giydirilecek. Hiçbir şekilde ormana hazır oyuncak götürülmeyecek. Ormanın kendi sunduğu malzemeler kullanılacak. Orman bizim en büyük sınıfımız olacak gibi temel kurallar belirlendi.

Ebeveynlerimize Okulum dışarıda projesi ile ilgili detaylı bilgiler verildi. Velilerin soruları cevaplandırıldı. Kaygıları giderildi. En büyük kaygıları, çocukların soğuk havalarda hasta olmaları korkusu idi. Araştırmalara dayanarak tam tersi bir durum olacağını, açık havanın onları daha güçlü yapacağını, bağışıklık sistemlerinin daha da güçleneceğini ve dolayısıyla diğer yıllara nazaran daha az hasta olacaklarını söyledik. Genel olarak bütün ebeveynler projeden çok heyecan duyduklarını, kendilerinin ormana götürme imkânı bulamadıkları için çok çok mutlu olacaklarını ifade edip bu projeye tam destek ve onay verdiklerini söylediler. ( Bu çalışmalarımız zorunlu değildir. İsteyen velilerimiz çocuklarını ormana gönderebilir)

 

Ormanda neler yapılabilir? Bu konu üzerine de öğretmenlerimiz bir liste hazırladılar. Hava şartları ve mevsim özelliklerini de dikkate alarak şu etkinliklerin yapılabileceğine karar verdik.

Doğayı keşif amaçlı yürüyüşler

Ata binme

Kum ve çamurla oynama

Minik canlıları büyüteçle inceleme

Deneyler yapma

Kamp ateşi yakma

Çadır kurma

Denge oyunları

Tırmanışlar

Kuru ağaç kesme (testere kullanımı)

Hikâye okuma ve masal anlatma etkinlikleri

Kullanılmış süt kutularından kuş yemliği yapımı ve ağaçlara asılması

Koşma, zıplama, atlama etkinlikleri

Oyun kurma, oyun oynama etkinlikleri

Çalı çırpı toplama

Toprağı tanıma, kazma, solucanları inceleme

Ağaç ve bitki dikimi, bakımı

Tohum dikme, çimlendirme

Ağaç kabuklarını tanıma, hissetme

Bitkileri daha yakından tanıma, yaşını öğrenme

Ormanda yön bulma etkinlikleri

Mevsim geçişlerini fark etme

Yaprak, kozalak, meşe palamudu toplama ve bunlarla etkinlikler yapma

Resim yapma vs.

Çocuklarla proje hakkında konuşuldu. İlk birkaç hafta ormanda sadece keşif ve gözlem yapıldı. Mekân tanınmış oldu. Çocukların korkuları giderildi. Aynı mekâna gidilecek olması önemliydi. Çocuklar mekânı tanıdıkça daha rahat ve özgür hareket etmeye başlarlar. Aidiyet geliştikçe özgüvenleri de gelişir. Zamanla sınıflarındaymış gibi kendilerini güvende hissetmeye başladılar.

 

Çocuklarımıza orman okulunu ilk anlattığımızda çok heyecanlandılar. Ne zaman gideceklerini sormaya başladılar. Bir an önce gidip meraklarını gidermek istiyorlardı. İlk gideceğimiz günü, bir gün önceden söylediğimizde heyecandan uyuyamayan çocuklarımız olmuş.

Ormanda ilk yaptığımız etkinlik; ormanın güvenli bir yer olduğunu, onlara zarar verecek bir yer olmadığını anlatmak ve genel olarak çevreyi tanımak amacıyla yapmış olduğumuz orman yürüyüşü oldu.

İlk gittiğimiz günlerde düştüğünde ağlayan, üstü kirlendiğinde morali bozulan, sürekli yorulduğunu dile getiren, toprak zeminde yürümekte zorlanan çocuklar; ilerleyen zamanlarda bunların hiçbirini problem etmeyen, hatta ceplerine yerden buldukları taşları, yaprakları, kozalakları dolduran kişiler oldular. İlk günler solucandan korkan çocuklar, okulumuz bahçesinde solucan gördüklerinde onunla bir oyun arkadaşıymış gibi oynamaya başladılar.

Ormana gidilen günlerde çocukların yaşamış olduğu mutluluk ve heyecan, zamanla öyle büyüdü ki aileler de bu duygulara ortak olmaya başladılar. Orman günü için hazırlıklar büyük bir keyifle yapılmaya başlandı evlerde. Diğer günler okuldan sıkılan, okula gelmek istemeyen çocuklar, orman günü hasta bile olsa gelmek için can atmaya başladılar. Ormanda oynanan oyunlar daha bir eğlenceli gelmeye başladı çocuklara. “Susun, konuşmayın, koşmayın, durun, yapmayın, oturun…” komutlarının bolca verildiği sınıflardan uzaklaşan çocuklar; hiçbir kısıtlama olmaksızın ormanda öğrenmenin, keşfetmenin, inceleme ve araştırma yapmanın sonsuz zevkini tatmış oldular.

Bu projede, öğrencilerimizde yaşanan olumlu değişimi, gelişmeyi gördüm. Onların hevesle, doğada keşfederek, rahat bir ortamda, kitaplar olmadan, yazmadan, çizmeden bir sınıfın içindekinden daha çok şey öğrendiklerini gördüm.

Öncelikle özgüvenleri gelişti. Açık alanda yaşam becerileri gelişti. Öğrencilerimize açık havada daha fazla zaman geçirme fırsatı sunarak onlara problem çözme, işbirliği içinde olma, eleştirel düşünme, kendini ifade edebilme gibi sosyal ve zihinsel alanda gelişimlerine destek olduğumuzu gördüm.

Ormanda farklı hayvanlar ile tanışma, çadır kurma, kamp ateşi yakma, ormanda doğayı resmetme, kozalak ve meşe palamudu toplama, bunlarla matematik yapma, yapılan etkinliklerden sadece birkaçı.

Okula başladıklarında palamudun, kozalağın ne olduğunu bilmeyen çocuklar; şimdi palamudu ormanda görünce toplayıp okula getiren ve fen, doğa merkezine yerleştiren, onunla etkinlikler hazırlayan küçük kâşifler oldular.

Kısacası Okulum dışarıda, bugün öğrencilerim kadar beni de heyecanlandıran bir projedir. Orman günlerini öğrencilerimle ve diğer zümre arkadaşlarımla iple çekiyoruz.

İyi ki bu projede var olmuşum. İyi ki orman okulu var. İyi ki ormanı iple çeken öğrencilerimiz ve velilerimiz var…

Özellikle iki yıl orman okuluna devam eden öğrencilerimizde gözle görülür olumlu gelişmeler olmuştur. Yine öğretmenlerimizin ortak kanaatlerine göre şu alanlarda orman okulunun çok olumlu katkıları olduğunu söyleyebiliriz.

Fiziksel Olarak: Çocukların sağlıklı bir beden, daha güçlü, daha esnek ve daha çevik bir vücut yapısına sahip olduklarını söyleyebiliriz. Ormanda yapılan etkinliklerle kavrama, tutma becerilerinin geliştiğini de ayrıca söyleyebiliriz.

Duygusal Olarak: İnsan doğadan uzaklaştıkça kendisini daha mutsuz hisseder. Doğa ile insan arasında çok güçlü bir bağ vardır aslında. Doğa; insanı iyileştirir, huzur verir. Doğa ile aramızdaki bağ güçlendikçe biz de güçleniriz, köklerimiz daha sağlamlaşır. Hayata daha güçlü sarılırız. Çocuklar; ormanda kendilerini çok iyi hissettiler, sakinleştiler. Birçok hiperaktif öğrencimiz bile ormanda o kadar sakinleşti ki görmeliydiniz. Toprağın iyileştirici gücünü tekrar keşfetmek çok güzeldi. Yine çocuklar doğada saygı duymayı öğrendiler. Çevreye, bitkilere, ağaçlara, küçük canlılara karşı daha saygılı olmayı, onlarla iletişim kurmayı öğrendiler.

Zihinsel Olarak: Ormanda karşılaştıkları her sorun onların problem çözme becerilerini, iş birliği yapmalarını, akıl yürütmelerini geliştirdi. Hayatın her zaman dümdüz yolda yürümek olmadığını, bazen engellerin de olduğunu gördüler. Çevrelerindeki her malzemenin aslında bir oyunlaştırma aracı olabileceğini, bir av malzemesi ya da yapı malzemesi olabileceğini öğrendiler. Birbirinden farklı bitki ve hayvan türlerinin adlarını, özelliklerini öğrenmek onların zihinlerini geliştirdi. Kelime dağarcıkları, ifade becerileri de gelişmiş oldu böylece.

Sosyal Olarak: Soğuk, yağmurlu, ıslak, çamur demeden her hava şartında oyunlar oynanabileceğini, bazen bir su birikintisine basmanın tarifsiz bir eğlence olduğunu keşfettiler. Hafif rampa bir yerden kaymanın, çimlerin üzerinde yuvarlanmanın, çamurda iz bırakmanın ne kadar da keyifli oyunlar olduğunu yaşamış oldular. Düştükleri zaman koşup birisinin kaldırmasını beklemek yerine, kendi kendine ayağa kalkmayı, kalkamadığında yardım istemesi gerektiğini öğrenmiş oldular. Küçük detayları bile zamanla fark etmeye başladıklarına şahitlik ettik. Fırsat verildiğinde ne kadar iyi birer gözlemci olduklarını görmüş olduk çocukların.

Sürekli oyuncak alındığı için kendi oyuncağını yapma fırsatı bulamayan çocukların, aslında oyuncak bulma ve yapma konusunda ne kadar da üretken olduklarını görme imkânı bulduk. Ağaç kabuklarının, yaprakların, dal parçalarının, kozalakların, taşların, küçük bir su birikintisinin nasıl da harika oyuncaklara dönüştüğüne şahit olduk.

Duyusal Olarak: Özellikle dinleme, dokunma, hissetme, görme, koku alma duyularının gelişimine katkı yaptığı görülmüştür orman etkinliklerinin. Bazen kuş sesini duymak için hiç ses çıkarmadan sessizce bekleyen çocukları görürsünüz. Rüzgârı yüzlerinde hissederler. En küçük canlıları mercek yardımıyla görmeye çalışırlar. Bazen seslerini duyurabilmek için avazı çıktığı kadar bağırabilirler. Şarkı söyleyenlere rastlarsınız bazen ormanda. Çünkü her çocuk özgürdür. Canı ne yapmak isterse onu yapar. Orman okulunun duyusal açıdan çocukların gelişimine oldukça olumlu katkısı olduğunu da söyleyebiliriz.

Okulum dışarıda projemizi, velilerimizin desteği olmasaydı sürdüremezdik hiç şüphesiz. Onların olumlu geri bildirimleri, hem öğretmenlerimizin hem de diğer uygulayıcıların motivasyonlarını sürekli canlı tutmuştur. Velilerimiz, özellikle doğayı, kitaplardan değil de bizzat doğanın kendisinden öğrenme imkânı verilmesinden dolayı çok mutluluk duyduklarını ifade etmişlerdir.

 

Doğanın çocuk gelişimindeki muazzam yerini gösteren araştırmaların da ışığında, günümüzde popüler olan (Keçem, Montessori, Reggie gibi) birçok erken çocukluk eğitim modeli doğayı müfredatlarının ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyorlar.

Doğanın öneminin farkında bireyler olarak çocuklarımızı bu kritik çevresel uyarandan mahrum bırakmamak için bazı önlemler almamız gerektiği ortada. Şehir ve betonla çevrili yaşantılarımızda doğayı çocuklarımızın hayatına dahil etmek aslında çok kolay;

 

Doğa ile temas halinde olmanın çocuk gelişimindeki faydaları sadece bilişsel alanda sınırlı kalmıyor. Bu çocukların fiziksel olarak daha aktif oldukları, beslenme konusunda daha bilinçli hareket ettikleri ve akran ilişkilerinde daha saygılı oldukları da araştırmaların bulguları arasında. Tarım faaliyetlerine katılıp, kendi yetiştirdikleri ürünlerle beslenen çocuklar hayatları boyunca daha sağlıklı beslenme eğilimleri gösteriyor. Obezitenin kontrolsüz bir şekilde artmakta olduğu günümüz dünyasında doğanın önemi daha da öne çıkıyor. Doğa uyku sorunlarına da iyi geliyor. Çocukların piknik dönüşü araçta uyuyakalmaları bunun en iyi göstergesi. Bir araştırmaya göre, evleri doğaya yakın çocukların kaygı ve depresyon yaşama ihtimali diğerlerine göre çok daha az. Doğada, sınırları genişletilmiş özgür oyun oynama fırsatı bulan çocuklar daha mutlu, daha zeki, daha sosyal ve daha sağlıklı oluyor. Doğa aynı zamanda çocukta öz disiplinin gelişmesini sağlıyor.

 

Araştırmalara göre doğaya yakın yaşamak, manzara izlemek ve doğa ile günlük temas kurmak zeka ve odaklanma üzerinde olumlu etkiler yapıyor. Doğayı okul müfredatının bir parçası olarak kullanan okulların matematik, sosyal bilimler, bilim ve sanat alanlarında diğerlerine kıyasla daha başarılı olmaları bunun bir kanıtı.

 

Düzce Özel Doğuş Ata Koleji Anaokulu

Kurucusu Serap Turandan Eğitimde yeni nesil okul; Okulum dışarıda projesinin Düzce’de ilk ve tek mimarından ormanın çocuklar üzerindeki etkileri ve önemi hakkında  eğitime dair herşey

Biz, bu düşüncelerle, okulum dışarıda projesi ile çocuklar için kurduğumuz okulumuzun eğitim hayatında bir değişim yaratmasının heyecanı içinde, yenilikçi, yaratıcı ve deneyimli bir ekibiz.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL