Düzce Yerel

PROVOKASYON!…

Yıllar önce; otoyollarda Trafik Polisleri RADAR kurarlardı, hız kontrolü yapmak için. Ekseriya viraj olan yere kurarlardı ki vatandaşlar radarı görmeden radara girip hızdan dolayı cezayı yesinler. Vatandaşın biride bu kuralın..

PROVOKASYON!…

Yıllar önce; otoyollarda Trafik Polisleri RADAR kurarlardı, hız kontrolü yapmak için. Ekseriya viraj olan yere kurarlardı ki vatandaşlar radarı görmeden radara girip hızdan dolayı cezayı yesinler.

Vatandaşın biride bu kuralın hukuksuz olduğunu düşünmüş ki, bu cezayı ödememek için mahkemeye başvurur. Mahkemenin verdiği karar ise çok ilginçtir sevgili okurlar. “Devlet vatandaşına tuzak kurmaz…”

Tabiiki o vatandaş bu cezayı ödemez.

 

Provokasyonun Türkçe karşılığı KIŞKIRTMA dır sevgili okurlar..

Şu anda Devletimizi idare eden siyasilerimiz vatandaşına TUZAK kurmayı bırakın, maalesef KIŞKIRTARAK yani Provoke ederek bu ülkenin insanlarının birbirine düşmanca bakmasına sebep oldu. Sırf o koltuğu bırakmamak için.

Birde bunu Türk Milletinin hassasiyeti olan ŞEHİTLİK gibi ulvi bir mertebeyi kullanarak yapınca yer yerinden oynadı..

 

Nerede oldu bu olay derseniz,

Geçen hafta BİNGÖL vilayetimizde oldu..

İYİ Parti Genel Başkanı Meral AKŞENER’i sözüm ona protesto eden şahsa Gurup Başkanı Vekilinin küfürle karşılık vermesi ile başlayan ve hiçbir Müslüman Türk Vatandaşının tasvip etmeyeceği bir hadise yaşandı.

RİZE vilayetimizde de buna benzer bir tepki ile karşılaşmıştı Sayın AKŞENER. Hatta Sayın Partili Cumhurbaşkanımız “Daha durun bunlar sizin iyi günleriniz..” diye ikaz etmişti.

 

Sonra Bingöl’deki protestocunun şehit yakını olduğu söylendi,

“Vayy!.. siz şehit yakınının bacısına nasıl küfredersiniz..” diye başlayıp, ağızlarına geleni söylediler tüm hafta..

Ama hiç kimse; o şehit yakını denilen şahsın İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral AKŞENER’e sosyal medyadan bir bayana söylenmeyecek sözleri sarf ettiğini, hatta bu konuda ceza aldığını söylemedi.

 

Yetmezmiş gibi Akp Düzce Milletvekili Ayşe KEŞİR’in Sayın Meral AKŞENER’e yazdığı mektupla bu pisliğin ve arsızlığın üzerine tüy dikti.

Ne demiş mektubunda Sayın KEŞİR bir de ona bakalım.

“Kadının siyasette etkin varlığından söz ederken, erkeklerin eleştirdiğimiz üslup ve tarz ile siyaset yapmasını kast etmemiştik. Küfürlü bir dil kullanarak, sizin de sık sık dile getirdiğiniz gibi siyasetin ‘Bacısı’ olamazsınız…”

“Tabiiki Gazi Meclisin çatısında bu tip kelimelerin rahat rahat konuşmasını biz siyasetçi kadınları hayrete düşürmüştür vs. vs…” “sözleri ile de ahlak ve temiz siyaset nutukları atmış Sayın KEŞİR.

 

Temiz bir dille Siyaset yapılması gerektiğini ve üslup konusunda siyasilere ders verecek en son siyasi partinin AKP olduğunu bildiğimden kendi kendime güldüm gerçekten.

Partili Cumhurbaşkanımız Sayın ERDOĞAN’ın Gazi Meclis çatısı altında Muhalefet Partilerine neler söylediğini burada yazmayı ben ahlakıma ve terbiyeme yakıştıramam..

 

Sadece şu kadar söyleyeyim, Sayın AKŞENER’e söylenen galiz küfürleri bir bayan siyasetçi olarak Sayın KEŞİR’e söylenseydi ne yapardı diye bir soru sorayım.

Vallahi merak ediyorum, ne düşünürdü diye.

O sözleri yalayıp yutar mıydı?, yoksa Sayın AKŞENER’in tepkisinin kat be kat fazlası ile mukabele mi ederdi?.

Gerçekten merak ediyorum.

Sonra da yazmış olduğu mektubu tekrar aynı şekilde yazar mıydı?.

 

Eyy! Siyasiler, yeter artık bu kadar vurdumduymazlığınız. Özellikle iktidar partisi mensuplarına söylüyorum.

Bir söz vardır, “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi, bir başkasına yapmayın..”

Bu mu sizin Ahlak seviyeniz ve bu mu sizin Adalet anlayışınız. Bu konuda “mal bulmuş mağribi” gibi kendisi gibi bir bayan siyasetçiye konunun önüne ve ardına bakmadan ahlak dersi vermesini ben içime sindiremiyorum  sevgili okurlar..

 

Ama artık bu ülkenin seçmenleri neyin ne olduğunu çok iyi biliyor ve en yakın seçimi dört gözle bekliyor.

Bu yazımı 12 Kasım 1999 Marmara Depremine ayırmam gerekirken veya Ülkemdeki hayat pahallılığı konusunu yazmam gerekirken, nelerle uğraşıyoruz görüyor musunuz?.

 

Ben Kaostan beslenen ve Milli veya manevi değerlerimizi siyasi malzeme yapıp oy devşirilmesi kabullenemiyorum.

Şehitlik gibi bir ulvi makama ulaşan kişilerin yakınlarının da biraz ahlaklı olması gerekiyor. O Şehit Kardeşimiz, ancak bu kadar yakınları tarafından lekelenir vesselam….

 

Ahmet ÇODUR

Düzce AHALİ Gazetesi

 

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL