Güncel

BEN TARAFSIZ DEĞİLİM !…

  Gazetelerde köşe yazarlığı yaptığım günden beri hiç tarafsız olmadım ve olamam da. Benimde bir tarafta olduğum gerçek.   Bırakın bu “Tarafsız Gazetecilik” palavralarını. Bir Gazeteci, hele-hele köşe yazarı ise..

BEN TARAFSIZ DEĞİLİM !…

 

Gazetelerde köşe yazarlığı yaptığım günden beri hiç tarafsız olmadım ve olamam da. Benimde bir tarafta olduğum gerçek.

 

Bırakın bu “Tarafsız Gazetecilik” palavralarını. Bir Gazeteci, hele-hele köşe yazarı ise tarafsız olması mümkün değil.

 

Ya HAKSIZDAN yana olacak, yalancıyı, talancıyı, hırsızı savunacak veya HAKLIDAN yana olup, gasp edilen halkın hakkını savunacak.

 Her kişinin kendine göre doğruları vardır ve bu doğrularını savunmak erdemliliğini göstermek zorundadır.

Şimdi ortada bir hırsızlık varsa ve ben de bu hırsızlığı duymuş isem tabii ki hırsızın tarafında olmayacağım.

Malı gasp edilenin veya mağdur olanın tarafında olacağım. Bu örnekleri çoğaltabilirim.

 

Her T.C. vatandaşının sempati duyduğu bir siyasi parti vardır ve seçim zamanı gider ve oy pusulasında bu siyasi partinin altına “EVET” mührünü basar..

O kişi de tarafını belirler böylelikle ve seçimden sonra da bunun çığırtkanlığını yapmaz,  öyle değil mi?.

Dedik ya “Her yiğidin gönlün de bir aslan yatar” misali bizimde seçim zamanı, seçim sandığının başında her hangi bir partiye oy kullandığımız olmuştur, oy kullanma hakkıma kavuştuğum günden beri.

Ama hiçbir yazımda, ben filan partiye oy kullandım siz de oraya oyunuzu kullanın gibi bir densizliği de yapmadım ve yapmam da.

Bakın gazete arşivlerine bir tane böyle bir yazımı bulamazsınız.

 

Ben Milliyetçi, maneviyatçı bir yazarım. Vatanımı, Milletimi aynı zamanda Devletimi herkes kadar seviyorum ve Dinime de herkes kadar bağlıyım. Onlara düşmanlık yapana da düşmanım.

 

 Bu duygularım öyle yüksek duygulardır ki hiçbir siyasi partinin tüzüğü bu duygularıma tercüman olamaz.

Hani derler ya “Eh işte bu daha yakın benim düşüncelerime” diyecek kadar bir siyasi taraflılığımız olur. Ne kadar sürer bu taraflılığımız, oy pusulasını alıp kapalı kabine girip oyumuzu kullanana kadar. Bu da 30 saniye bilemedim 40 saniye sürer bu tarafgirliğimiz.

Ondan sonra biter bu siyasi taraflılığımız ve yine memleketin dibini oyanların, vatandaşı veya devleti hortumlayanların karşısında dimdik ayakta durarak T.C devletinin ve Aziz Milletinin yanında oluruz.

 

Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanının benim ülkemi en güzel şekilde temsil ettiğinde ayakta alkışlıyorsam ve onunla gurur duyuyorsam, Arabistan Kralının karşısındaki aciz tutumunu şiddetle kınıyorum.

Ermenilere karşı Can Azerbaycan’a destek verirken ve canla başla mücadele verirken nasıl iftihar ediyorsam, 

Çin’in Doğu Türkistan üzerindeki zulmü görmezden gelip, kaypak Çin tarafında olmasından dolayı rahatsızlık duyuyorum..

 

Biz Ortadoğu ve Balkanların en güçlü Devleti isek ve öyleyiz,

o zaman beni temsil eden Cumhurbaşkanımın kılına zarar gelse ben buradan isyan ederim.

Çünkü benim ülkemin Cumhurbaşkanı ve benim adıma konuşuyor ve duruşu da öyle olmalı derim.

Lakin, ŞAHSIM diye lafa başladığı her cümleyi de şiddetle kınarım. Çünkü onun şahsı ile T.C. Devleti baki değildir. Yani koca ülke bir kişinin şahsı ile tarih sahnesinde yer alamaz.

Ülkemin ve milletimin çıkarlarını korumak için Cumhurbaşkanı oldu.

 

Türk Milleti Amerikan’ın film setinde bu kadar dublör olmamalıydı ve ezdirilmemeliydi.

Velhasıl kelâm ben bir köşe yazarı olarak taraflıyım yukarıda bahsettiğim ölçülerde. Hiçbir Siyasi Partinin çığırtkanlığını yapmam ve yazılarımda yapmadım.

Okuyucularımın beni böyle bilmelerini ve yazılarımı ona göre okumalarını tavsiye ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL