Güncel

AK PARTİ KONGRESİ

Sevgili okuyucularım, Geçen pazar günü Düzce’de Ak Parti olağan kongresi yapıldı. Daha önce  alışık olduğumuz görkemli, heyecanlı, şaşalı görüntüsünden çok uzak vasat bir kongreydi. Eskiden olsa genel başkan başta olmak..

AK PARTİ KONGRESİ

Sevgili okuyucularım,

Geçen pazar günü Düzce’de Ak Parti olağan kongresi yapıldı. Daha önce  alışık olduğumuz görkemli, heyecanlı, şaşalı görüntüsünden çok uzak vasat bir kongreydi.

Eskiden olsa genel başkan başta olmak üzere bakanlar, genel başkan yardımcıları, üst düzey yetkililer Düzce’ye gelir, cadde sokak kalabalıklarla dolar, topluca yürüyüşler yapılır, çeşitli  seramoniler düzenlenir, otobüsten selamlamalar yapılır, hediyeler dağıtılır, milletin başına karanfiller saçılır ve ortalık bayram yerine dönerdi.

Pazar günü,

Salon  neredeyse yarı yarıya boştu.

Protokol sıralarında  her zaman görmeye alıştığımız, uzun yıllar Düzce ilinde  Ak Partiyi omuzlamış, başarıdan başarıya koşturmuş,  bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı parti yöneticiliği yapmış olanların da ekserisi görünmüyordu.

 

Genel Başkan Düzce’ye gelmedi, kongreye  video konferans yöntemiyle katılım sağladı.

Yeniden il başkanı seçilen Mustafa Keskin  (nereden icap ettiyse) bir anda kefenini giydi ve  tekmil verir gibi asker selamıyla karşıladı genel başkanı.

Yeni seçilen yönetim kurulunu inceledim,  gördüğüm tablo hakikaten çok ilginç.  Sanki birilerine yönetime girmesi için teklif götürülmüş, o kişiler de  cevap olarak “tabii ki ben yönetime girmekten şeref duyarım, asla kaçınmam ancak, benim yerime şu kişinin girmesi daha uygun olur ” demişler ve yönetim kurulu kiminin oğlu, kiminin kardeşi, kiminin yeğeni şeklinde oluşturulmuş.

Tespit ettiğim başka birşey de salona asılan fakat ne  ifade ettiği pek anlaşılamayan pankartlar.

Bir pankartta şöyle yazıyor.

“Kim dönerse dönsün,

Biz dönmeyiz bu yoldan”.

Bu pankart kürsünün tam üstüne gelecek şekilde asılmış.

Partide çözülme sürecinin başladığı, birçok kişinin çeşitli sebeplerle ayrıldığı veya ayrılmak zorunda bırakıldığı gizlice bu yazıda itiraf ediliyor sanki.

Birileri döndü ki, kalanlar biz dönmeyiz  diyorlar.

 

Bu ve buna benzer söylemler yüzünden,

Ak Parti artık kitle partisi olmaktan çıkıp marjinal bir yapıya mı dönüşüyor şüphesi uyanıyor  içimde.

Uzun zamandan beri ortaya çıkan,  ayrıştırıcı, ötekileştirici, dediğim dedik tarzı yaklaşımlar beni ister istemez böyle düşünmeye sevk ediyor.

Türkiye’nin yüzde ellisinden fazlasının oyunu almayı başarmış bir partinin böyle davranmaması,  daha geniş kitleleri kucaklayan daha sıcak daha içten mesajlar vermesi   gerekmez mi  diyorum içimden.

 

Sevgili okuyucularım,

Kongrede gördüğüm ve garipsediğim bir başka şey de belediye başkanı Faruk Özlü’nün yaptığı  konuşma.

Böyle zamanlarda yani büyük kongre günlerinde hazır devlet büyükleri de gelmişken, yapılan bir hizmetin açılışının yapılması veya en azından büyük bir projenin temelinin atılması görmeye alıştığımız şeylerden.

Fakat kongre salonunda seçim propagandası yapar gibi henüz temeli bile atılmamış işlerin “cek,cak” lı ifadelerle gösterimine ilk kez şahit oluyorum.

Faruk Özlü’nün  yaptığı abesle iştigaldir ve yakışık almamıştır.

 

Sevgili okuyucularım,

Yıllar önce iyice küçülen ve artık hiçbir yerde sözü geçmeyen bir partiye mensup kişilerin  yeni iktidara gelmiş parti mensuplarıyla  yaptıkları bir kavgaya  şahit olmuştum.

Eskiler ısrarla bir konuda yenileri uyarmak istiyor, yeniler ise onlara hiçbir şekilde söz hakkı tanımıyordu.

Bu kavgada  eskilerden birisinin yenilere söylediği bir sözü yıllardır unutmuyorum.

Şöyle söyledi.

“Mağrurlanmayın, bizlerde sizin gibi kimseye söz hakkı vermiyorduk. Çok kalabalıktık, stadyumlar bizi almıyordu. Şimdi ise, büyük kongremizi bile  otel lobilerinde yapıyoruz”.

“Ne oldum dememeli, ne olucam” demeli insan.

 

Ak Partili sevgili dostlarıma duyurulur.

 

Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL