banner
Güncel

ÖZLÜ’NÜN AK PARTİ MACERASI BİTMİŞTİR!!

Sevgili okuyucularım, Düzce Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün talebiyle, Düzce Kültür Merkezi’nin adını prof. Dr. Erol Güngör ismini vermek suretiyle değiştirdi. Ülke için, şehir için, insanlık için, doğrudan veya..

ÖZLÜ’NÜN AK PARTİ MACERASI BİTMİŞTİR!!

Sevgili okuyucularım,

Düzce Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün talebiyle, Düzce Kültür Merkezi’nin adını prof. Dr. Erol Güngör ismini vermek suretiyle değiştirdi.

Ülke için, şehir için, insanlık için, doğrudan veya dolaylı emeği geçen kişilerin isimlerinin yapılan eserlere, cadde ve sokaklara, yeni açılan bulvarlara verilmesi güzel bir gelenektir.
Hizmetlerin karşılığı olmasa da, gerçekleştiren kişinin unutulmaması, hayırla yad edilmesi açısından vefalı bir davranış şeklidir.
Takdir edilir.

Bu kabil uygulamalara ülkemizden ve şehrimizden birçok örnekler verebiliriz.
Ulu Önder Atatürk’ün adının Düzce’de yaşaması için Atatürk Bulvarı,
Atatürk’ün Düzce’ye geliş tarihinin unutulmaması için Onsekiz Temmuz Stadyumu,
İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a şükran niteliğinde Mehmet Akif Ersoy caddesi,
Unutulmaz Düzceli Milli Eğitim Bakanı için Avni Akyol parkı,
Düzceli Şeyhül İslam Vekili din alimi, düşünür ve yazar Zahid-ül Kevseri adına bulvar,
Düzce’nin yetiştirmiş olduğu Jandarma Genel Komutanı General Rasim Betir Bulvarı,
Tarihi Kırkpınar’da başpehlivan olmuş tek Düzceli olan namıdeğer Çolak İsmail Atay yağlı güreş arena.(ne yazık ki yıktınız).
Liste uzayıp gidiyor.
Hamit Şerifoğlu köprülü kavşağı, Servet Bucurgat Caddesi, Ruhi Kurnaz Bulvarı, Selahattin Olcar Köprüsü, Ela Bahriyeli Oral Bulvarı ve daha niceleri.
Hatta ve hatta,
Düzce’nin mahalle isimleri bile,
Aziziye, Hamidiye, Burhaniye, Şerefiye…
Bu isimlerin tek bir ortak özelliği vardır. Doğrudan veya dolaylı olarak Düzce’ye fayda sağlamış olmaları.
Bu açıdan düşünürsek Düzce ve Düzceliler, hizmet eden büyüklerimize her zaman vefalı davranmışlardır. Hakları ödenmez. Allah onlardan razı olsun.

Peki, Prof. Dr. Erol Güngör kimdir?
Düzce’yle alakası var mıdır? varsa nereden gelmektedir? şayet alakası yoksa durup dururken neden ismi verilmiştir?
İste ben dahil herkesin merak ettiği soru bu.
Aslında bu soruya sayın belediye başkanının çıkıp açıkça cevap vermesi lazım.
Ancak, hala gerçek sebebi açıklayan bir cevap yok.

Sevgili okuyucularım,
Erol Güngör,
1938’de Kırşehirde doğmuş, 1983’de ölmüş.
Doktorasını “Kelâmi Yapılarda Estetik” üzerine yapmış,
“Şahıslar Arası İhtilafların Çözümünde Lisânın Rolü” teziyle doçent olmuş, Üniversitelerde verdiği derslerde ve yazdığı kitaplarda “Türkiye’de Sosyal Pisikoloji” dalının önemli bir alan haline gelmesine katkı sağlamış.

Şimdi,
Bu konuda yapılan akademik ve bilimsel çalışmalar, özellikle sosyal psikoloji ve sosyoloji alanında önemli çalışmalar mıdır?

Kesinlikle EVET.

Peki, bizler için veya Düzceliler için ÇOK ÖNEMLİ Mİ?
Kesinlikle HAYIR.

Neden!!!

Çünkü ülkemizde ve dünyada bu ve buna benzer binlerce çalışma ve akademisyen var. Öyleyse Faruk Özlü’nün kültür merkezine bu şahsın ismini vermesinin başka bir sebebi olmalı.
Bu sebebi bulabilmek için gelin Erol Güngör’le ilgili araştırmamızı biraz daha derinleştirelim.
Kırşehir’den İstanbul’a gelen Erol Güngör yüksek öğrenimine önce İ.Ü. Hukuk Fakültesi’nde başlar, ancak sonra ani bir kararla Edebiyat fakültesine transfer olur.
Bu değişiklik onu hem akademik hem de dünya görüşü açısından çok farklı alanlara taşır. Özellikle Ziya Gökalp’den etkilenen düşünce dünyasında başlayan bu değişiklik onun, Türk Kültürü ve Türk Milliyetçiliği konularında en güçlü savunuculardan biri haline dönüşmesine vesile olur. Bu yolculuk, Erol Güngör’ün, Ziya Gökalp ve Mehmet İzzetle başlayan Mümtaz Tarhan’la devam eden, “Türk Sosyoloji Okulu”nun önemli bir halkası oluncaya kadar da devam eder.
Bütün eserleri de bu alanlara yöneliktir.
“Türk Kültürü ve Milliyetçilik”.
“Türkiye’de Batılılaşma”.
“Türkiye’de Misyonerlik Faliyetleri”.
“İslam Tasavvufu Meselesi”.
Ve diğerleri.

Sevgili okuyucularım,
Bu yazdıklarımdan sonra Milliyetçi kökten geldiği bilinen Faruk Özlü’nün kültür merkezine neden bu ismi verdiğini bulduğunuzu düşünüyorsunuz sanırım.
Ben sanmam.
“Her türlü milliyetçiliği ve etnik ayrımcılığı ayaklarımın altına aldım” diyen Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen Faruk Özlü buna cesaret edebilir mi?
Hiç sanmam.
O zaman nedir?
Bana göre Faruk Özlü’nün Ak Parti macerası bitmiştir.
Karnesi zayıflarla doludur. En önemlisi de Ak Parti içerisinde deşifre durumdadır.
Zaten onun kafasında Ak Parti’nin sonu gelmiştir ve alacağını da almıştır.
Öyleyse yapılacak bir tek iş var.
Eski tüfek milliyetçilere yağ yakma işi.
Bakmayın siz burada olduğuma ben her zaman sizinleydim.
İnanmıyorsanız bunu sizlere üstadın (Erol Güngör) adını RTE’ ye rağmen kültür merkezine vererek ispat ediyorum.
Diyor aslında.
Bu yüzden İYİ Parti meclis üyelerini, milliyetçi ve aynı akımın temsilcisi olduğundan emin olduğu Akşener’e şikayet ediyor.
O zaman AFERİM.
Büyük cesaret.
Ama halâ partisinin belediye başkanı olduğu kişi sakın duymasın, kulağına gitmesin, hele hele de bu yazıyı hiç okumasın.
Yoksa “yandı gülüm keten helva”. Benden söylemesi.

Sana tavsiyem.
Sen en iyisini bu hafta meclisi yeniden topla ve kültür merkezine (temel atma töreninden tam yirmi yıl sonra çürümüş temelleri söküp yerine bu kültür merkezini diken) MEHMET KELEŞ ismini ver.
Hem sen kurtul, hem de hak yerini bulsun.

Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL